study, practice, exercise, workout, working, work, working, labour, labor; running, working, operation; study; training, priming, in working, slaving, labor, training, work, running, praxis, human activity, starting, employment, job, job of work, endeavor, operational test, start, mission, movement, reading, workings, execution, effort, studying, labour, work, working, labour, work, gear, labour [Brit.], action, study, studying. Ç, operate, serve, go, function, endeavour, struggle, practise, (for a machine) to operate, run, work, go. çalışıp çabalamak to try hard, do all one can, start up, come on, yoke, to try or strive (to do something), go out of action, tick, run, ( e) aim, aim at, (mekanizma) catch, (yapmaya) try, to work, to labour, to labor; to study; to try, to strive, to attempt, to eneavour, to seek; to run, to work, to operate, to function, to go; (araba, motor) to start, (motor) start, (motor vb.) fire,
1
study isim
ts
2
practice
ts
3
exercise
ts
4
workout
ts
5
working isim
ts
6
work, working, labour, labor; running, working, operation; study; training
ts
7
priming
ts
8
in working
ts
9
slaving
ts
10
labor
ts
11
training isim
ts
12
work isim
ts
13
running isim
ts
14
praxis isim
ts
15
human activity
ts
16
starting isim
ts
17
employment
ts
18
job
ts
19
job of work
ts
20
endeavor
ts
21
operational test
ts
22
start
ts
23
mission
ts
24
movement
ts
25
reading
ts
26
workings
ts
27
execution Bilgisayar
ts
28
effort Askeri
ts
29
studying isim
ts
30
labour
ts
31
work, working
ts
32
labour, work Hukuk
ts
33
gear
ts
34
labour [Brit.]
ts
35
action
ts
36
study, studying. Ç
ts
37
çalışmak
operate
ts
38
çalışmak
serve fiil
ts
39
çalışmak
go
ts
40
çalışmak
function fiil
ts
41
çalışmak
endeavour isim
ts
42
çalışmak
struggle fiil
ts
43
çalışmak
practise fiil
ts
44
çalışmak
(for a machine) to operate, run, work, go. çalışıp çabalamak to try hard, do all one can
ts
45
çalışmak
start up
ts
46
çalışmak
come on
ts
47
çalışmak
yoke
ts
48
çalışmak
to try or strive (to do something)
ts
49
çalışmak
go out of action deyim
ts
50
çalışmak
tick
ts
51
çalışmak
run
ts
52
çalışmak
( e) aim
ts
53
çalışmak
aim at
ts
54
çalışmak
(mekanizma) catch
ts
55
çalışmak
(yapmaya) try
ts
56
çalışmak
to work, to labour, to labor; to study; to try, to strive, to attempt, to eneavour, to seek; to run, to work, to operate, to function, to go; (araba, motor) to start
Çalışmak işi, emek, sa'y, Çalışmak işi, emek, say:"Kendilerine iyi bir çalışma fırsatı verdim."- Y. K. Karaosmanoğlu, Bilimsel ve sanatsal amaçlı ürün, İşe başlama saati, Bünyesindeki suyun azalması veya çoğalması sonucu ağacın biçim ve boyutlarının değişmesi, Bir yapı elemanının yük altında biçim değiştirmesi, az veya çok zorlanması, İş üzerinde bulunmak, İşe yarar durumda olmak veya işlemekte bulunmak, Bir şeyi yapmak için gereken çarelere başvurmak, o şeyi gerçekleştirmek için kendini zorlamak, çaba harcamak, İşi veya görevi olmak, Bir şeyi öğrenmek veya yapmak için emek vermek, Makine veya aletler işe yarar durumda olmak veya işlemekte bulunmak, Bir şeyi oluşturmak veya ortaya çıkarmak için emek harcamak. İşi veya görevi olmak, bulunmak:"Kışları onun mandırasında çalışıyor."- H. Taner, Bir şeyi yapmak için gereken çarelere başvurmak, o şeyi gerçekleştirmek için kendini zorlamak, çaba harcamak:"Olduğundan fazla yaşlı görünmeye çalıştığını sezdim."- R. H. Karay, Bir şeyi öğrenmek veya yapmak için emek vermek:"Dar ve sapa yollardan hızla yürümeğe çalışıyorduk."- A. H. Tanpınar, Bir şeyi oluşturmak veya ortaya çıkarmak için emek harcamak,
59
Çalışmak işi, emek, sa'y
ts
60
Çalışmak işi, emek, say:"Kendilerine iyi bir çalışma fırsatı verdim."- Y. K. Karaosmanoğlu
ts
61
Bilimsel ve sanatsal amaçlı ürün
ts
62
İşe başlama saati
ts
63
Bünyesindeki suyun azalması veya çoğalması sonucu ağacın biçim ve boyutlarının değişmesi
ts
64
Bir yapı elemanının yük altında biçim değiştirmesi, az veya çok zorlanması
ts
65
çalışmak
İş üzerinde bulunmak
ts
66
çalışmak
İşe yarar durumda olmak veya işlemekte bulunmak
ts
67
çalışmak
Bir şeyi yapmak için gereken çarelere başvurmak, o şeyi gerçekleştirmek için kendini zorlamak, çaba harcamak
ts
68
çalışmak
İşi veya görevi olmak
ts
69
çalışmak
Bir şeyi öğrenmek veya yapmak için emek vermek
ts
70
çalışmak
Makine veya aletler işe yarar durumda olmak veya işlemekte bulunmak
ts
71
çalışmak
Bir şeyi oluşturmak veya ortaya çıkarmak için emek harcamak. İşi veya görevi olmak, bulunmak:"Kışları onun mandırasında çalışıyor."- H. Taner
ts
72
çalışmak
Bir şeyi yapmak için gereken çarelere başvurmak, o şeyi gerçekleştirmek için kendini zorlamak, çaba harcamak:"Olduğundan fazla yaşlı görünmeye çalıştığını sezdim."- R. H. Karay
ts
73
çalışmak
Bir şeyi öğrenmek veya yapmak için emek vermek:"Dar ve sapa yollardan hızla yürümeğe çalışıyorduk."- A. H. Tanpınar
ts
74
çalışmak
Bir şeyi oluşturmak veya ortaya çıkarmak için emek harcamak
Some etymologies, pronunciations, function and usage date content for the English translation portion are from Merriam-Webster Online at www.Merriam-Webster.com. Thanks to Online Yunanca Dil Eğitimi for providing some parts of online greek dictionary. To contribute more resources please contact us. Visuals(images) are provided by Google Image Search API. Some parts of the dictionary is contributed by many users, thank you! The content on this site is for informational purposes only. Bu aramada çalışma kelimesinin sözlük anlamı ve eşanlamı nedir, nasıl okunur hakkında bilgi verilmektedir. çalışma kelimesinin etimolojik ve eşanlamları ile ilgili açıklamalar ve bilgiler eksiksiz ve hatasız olarak anılmamalıdır. Burada yer alan çalışma kelimesi ile ilgili tüm açıklamalar bilgi amaçlıdır. Eksik ve hatalı çevirileri lütfen bildiriniz.