İngilizce - Türkçe çeviri
 
kaynıadd into favorites

boil, conglutinate, come to the boil, bubble up, join, bubble, fuse, surge up, founder, ferment, swarm with, teem with, surge, stick, teem, swarm, weld, well, well out, boil away, seethe, slang (for a lesson hour) to be wasted, abound, (for a broken bone) to knit, (for a plan) to be cooked up in secret, to fidget, slang to disappear without a trace, to swarm, teem, to surge up, seethe, (ile) spill over with, to boil; to ferment, to effervesve; (mide) to burn, to sour; to surge up, to seethe; to swarm with sb/sth, to teem with, to crawl with, to be alive with, to abound in/with sth; (kemik) to knit, to have a burning sensation (in the stomach), joining, boiling, simmer, welding, ebullition, conglutination, fusion, sticking, teeming, boiling, ebullition, knitting (of broken bones), surging up, bubbling up,

1kaynamak boil  fiil     ts
2kaynamak conglutinate  fiil     ts
3kaynamak come to the boil     ts
4kaynamak bubble up     ts
5kaynamak join  fiil     ts
6kaynamak bubble     ts
7kaynamak fuse  Biyokimya     ts
8kaynamak surge up     ts
9kaynamak founder     ts
10kaynamak ferment     ts
11kaynamak swarm with     ts
12kaynamak teem with     ts
13kaynamak surge     ts
14kaynamak stick     ts
15kaynamak teem  fiil     ts
16kaynamak swarm  fiil     ts
17kaynamak weld  fiil     ts
18kaynamak well  fiil     ts
19kaynamak well out     ts
20kaynamak boil away  fiil     ts
21kaynamak seethe  fiil     ts
22kaynamak slang (for a lesson hour) to be wasted     ts
23kaynamak abound     ts
24kaynamak (for a broken bone) to knit     ts
25kaynamak (for a plan) to be cooked up in secret     ts
26kaynamak to fidget     ts
27kaynamak slang to disappear without a trace     ts
28kaynamak to swarm, teem     ts
29kaynamak to surge up, seethe     ts
30kaynamak (ile) spill over with     ts
31kaynamak to boil; to ferment, to effervesve; (mide) to burn, to sour; to surge up, to seethe; to swarm with sb/sth, to teem with, to crawl with, to be alive with, to abound in/with sth; (kemik) to knit     ts
32kaynamak to have a burning sensation (in the stomach)     ts
33kaynama joining  isim     ts
34kaynama boiling  isim     ts
35kaynama simmer     ts
36kaynama welding  isim     ts
37kaynama ebullition     ts
38kaynama conglutination  isim     ts
39kaynama fusion  Biyokimya     ts
40kaynama sticking     ts
41kaynama teeming     ts
42kaynama boiling, ebullition     ts
43kaynama knitting (of broken bones)     ts
44kaynama surging up, bubbling up     ts
More results

TEGARRÜR, ŞEYT, CEYEŞAN, galeyan etmek, Kabarıp köpürmek, Kapanmak, iyileşmek, Eski durumunu almak, birbirine yapışmak, Ekşimek, Artmak, çoğalmak, yoğunlaşmak, Yerden çıkmak, Huzursuzluk, tedirginlik olmak, Çok miktarda bulunmak, Çalkantı durumunda olmak, dalgalanmak, Coşmak, heyecanlanmak, Kırık, çatlak kemik veya metal parçalar eski durumunu almak, birbirine yapışmak, Yara kapanmak, iyileşmek, Yerden çıkmak:"Paşaoluk yaylasının her bucağından bir pınar kaynar."- F. R. Atay, Yiyecek, içecek pişmek, haşlanmak:"Doktorun sade kaynamış kahvesini söylemesini bekledi ve garson gider gitmez konuştu."- T. Buğra, Bir sıvı, sıcaklığı belli bir dereceyi bulunca buhar durumuna geçerek fokurdamak, Mayalı bir şey kabarıp köpürmek, Mide ekşimek. Çalkantı durumunda olmak, dalgalanmak. Çok miktarda bulunmak, Arada kaybolmak, Artmak, çoğalmak, yoğunlaşmak:"Gittikçe kaynayıp kabaran bir hiddet, taşmak raddesine gelmiş kelimelerle dudaklarına kadar çıkıp titriyordu."- H. Z. Uşaklıgil, Gerektiği gibi yapılamamak, Bir yerde huzursuzluk, tedirginlik olmak, Gizli bir iş çevirmek, için için hazırlanmak, Pişmek, haşlanmak, galeyan, Kaynamak işi, Testinin içinde çok az suyla pişen et ile yapılan bir yemek,

45Kaynamak TEGARRÜR     ts
46Kaynamak ŞEYT     ts
47Kaynamak CEYEŞAN     ts
48Kaynamak galeyan etmek     ts
49kaynamak Kabarıp köpürmek     ts
50kaynamak Kapanmak, iyileşmek     ts
51kaynamak Eski durumunu almak, birbirine yapışmak     ts
52kaynamak Ekşimek     ts
53kaynamak Artmak, çoğalmak, yoğunlaşmak     ts
54kaynamak Yerden çıkmak     ts
55kaynamak Huzursuzluk, tedirginlik olmak     ts
56kaynamak Çok miktarda bulunmak     ts
57kaynamak Çalkantı durumunda olmak, dalgalanmak     ts
58kaynamak Coşmak, heyecanlanmak     ts
59kaynamak Kırık, çatlak kemik veya metal parçalar eski durumunu almak, birbirine yapışmak     ts
60kaynamak Yara kapanmak, iyileşmek     ts
61kaynamak Yerden çıkmak:"Paşaoluk yaylasının her bucağından bir pınar kaynar."- F. R. Atay     ts
62kaynamak Yiyecek, içecek pişmek, haşlanmak:"Doktorun sade kaynamış kahvesini söylemesini bekledi ve garson gider gitmez konuştu."- T. Buğra     ts
63kaynamak Bir sıvı, sıcaklığı belli bir dereceyi bulunca buhar durumuna geçerek fokurdamak     ts
64kaynamak Mayalı bir şey kabarıp köpürmek     ts
65kaynamak Mide ekşimek. Çalkantı durumunda olmak, dalgalanmak. Çok miktarda bulunmak     ts
66kaynamak Arada kaybolmak     ts
67kaynamak Artmak, çoğalmak, yoğunlaşmak:"Gittikçe kaynayıp kabaran bir hiddet, taşmak raddesine gelmiş kelimelerle dudaklarına kadar çıkıp titriyordu."- H. Z. Uşaklıgil     ts
68kaynamak Gerektiği gibi yapılamamak     ts
69kaynamak Bir yerde huzursuzluk, tedirginlik olmak     ts
70kaynamak Gizli bir iş çevirmek, için için hazırlanmak     ts
71kaynamak Pişmek, haşlanmak     ts
72Kaynama galeyan     ts
73kaynama Kaynamak işi     ts
74kaynama Testinin içinde çok az suyla pişen et ile yapılan bir yemek     ts
More results


blog comments powered by Disqus

Günün Kelimesi




Sözlük . Dictionary . Wörterbuch . λεξικό . Diccionario . 字典 . словарь . Dictionnaire . القاموس . Dizionario . מילון . Matokeo . واژه نامه . 辞書
Some etymologies, pronunciations, function and usage date content for the English translation portion are from Merriam-Webster Online at www.Merriam-Webster.com. Thanks to Online Yunanca Dil Eğitimi for providing some parts of online greek dictionary. To contribute more resources please contact us. Visuals(images) are provided by Google Image Search API. Some parts of the dictionary is contributed by many users, thank you! The content on this site is for informational purposes only. Bu aramada kaynı kelimesinin sözlük anlamı ve eşanlamı nedir, nasıl okunur hakkında bilgi verilmektedir. kaynı kelimesinin etimolojik ve eşanlamları ile ilgili açıklamalar ve bilgiler eksiksiz ve hatasız olarak anılmamalıdır. Burada yer alan kaynı kelimesi ile ilgili tüm açıklamalar bilgi amaçlıdır. Eksik ve hatalı çevirileri lütfen bildiriniz.

© 1999-2012 SesliSozluk™
sesli sözlük ltd. şti.