İngilizce - Türkçe çeviri
Related:
apre kırma makinesi
aşırı fiyat kırma
belden kırma mihver ..
cesaretini kırma
fiyat kırma
grev kırma
kademeli kırma
kamışı kırma
kesek kırma makinesi
kibirini kırma
kuru kırma
kâlbini kırma
kırma ağaç metre
kırma demiri
kırma deneyi
kırma değirmeni
kırma istasyonu
kırma kapı
kırma kuruluşu
kırma kusuru
kırma makinesi
kırma makinesi / değ..
kırma tabanca/tüfek
kırma taş
kırma taşlı filtre
kırma tesisi
kırma yaka ruff
kırma yapmak
kırma çatı
odun kırma kütüğü
onur kırma
ışığı kırma derecesi
ışığı kırma gücü
 
kırmaadd into favorites
TR    

break, injury, mongrel, fracture, crossbred, pleat, goffer, half breed, laceration, hybrid, breaking, crushing, unblooded, underbred, half-breed, breakage, lysis, chamfer, mestizo, (animal) of mixed breed, breech-loading, folding (of printed sheets), folding, collapsible, breaking, fracture; pleat; groats; mongrel, half-breed; hybrid; (silah) collapsible, folding, breaking, break, groats, folding, folded, shattering, cross, plait, crack, break up, offend, break down, destroy, touch, hurt, breach, bust, give offense, cut, dampen, beak, snap, bruise, turn, prize, pain, fold, knap, crush, discount, crease, exterminate, clean up, smash, kill, swerve, sting, put smb.'s nose out of joint, rive, pique, outrage, lacerate, ruffle smb.'s feelings, rupture, split, stave in, snap off, disservice, shatter, distort, slang to run away, clear out, make tracks. Kır boynunu! (Konuşma Dili) Scram!/Beat it! kırıp dökmek to destroy, break. kırıp geçirmek, (direnç) bear down, put off, (cesaret) freeze, (fiyat) reduce, (kibir) vanquish, to reduce (a price), (for war, disease) to kill, cut down, to break, destroy (one's resistance, strength, pride, or desire), to fold (printed sheets), to offend, hurt, backgammon to win (an opponent's piece), to offend (someone) greatly, to wipe out, destroy utterly, to mitigate, abate, break (the severity of a cold spell, the unpleasant effects of something), to turn (a rudder, steering wheel) sharply to one side, to crush; to grind coarsely, to chop or split (wood), (senet) discount, (rekor) set up, (okul) skip, (odun) chop, (umut) blight, quench, to break, to snap, to smash, to shatter, to fracture, to bust; to fold, to pleat, to crease; to hurt, to offend, to break one's heart; to kill, to destroy, to exterminate; to turn (a steering wheel, etc.) to one side; (tavlada) to take; (para) to clean (s, (ışın) refract, (ümidini) chill, to make (people) split their sides laughing. kıran kırana (fighting) savagely, with no holds barred; with might and main. kırdığı koz kırkı/bini aşmak to make one gaffe after another,

1 break  isim     ts
2 injury  isim     ts
3 mongrel  sıfat     ts
4 fracture  isim     ts
5 crossbred  sıfat     ts
6 pleat     ts
7 goffer     ts
8 half breed     ts
9 laceration  isim     ts
10 hybrid     ts
11 breaking  isim     ts
12 crushing     ts
13 unblooded     ts
14 underbred     ts
15 half-breed     ts
16 breakage  isim     ts
17 lysis  Denizbilim     ts
18 chamfer  Mekanik     ts
19 mestizo     ts
20 (animal) of mixed breed     ts
21 breech-loading     ts
22 folding (of printed sheets)     ts
23 folding, collapsible     ts
24 breaking, fracture; pleat; groats; mongrel, half-breed; hybrid; (silah) collapsible, folding     ts
25 breaking, break     ts
26 groats     ts
27 folding     ts
28 folded     ts
29 shattering  isim     ts
30 cross     ts
31 plait     ts
32kırmak crack     ts
33kırmak break up     ts
34kırmak offend  fiil     ts
35kırmak break down     ts
36kırmak destroy     ts
37kırmak touch     ts
38kırmak hurt  fiil     ts
39kırmak breach  fiil     ts
40kırmak bust     ts
41kırmak give offense     ts
42kırmak cut  fiil     ts
43kırmak dampen  fiil     ts
44kırmak beak  Tekstil     ts
45kırmak snap  fiil     ts
46kırmak bruise     ts
47kırmak turn     ts
48kırmak prize     ts
49kırmak pain     ts
50kırmak fold     ts
51kırmak knap     ts
52kırmak crush     ts
53kırmak discount     ts
54kırmak crease     ts
55kırmak exterminate     ts
56kırmak clean up     ts
57kırmak smash     ts
58kırmak kill     ts
59kırmak swerve     ts
60kırmak sting  fiil     ts
61kırmak put smb.'s nose out of joint     ts
62kırmak rive  fiil     ts
63kırmak pique  fiil     ts
64kırmak outrage  fiil     ts
65kırmak lacerate  fiil     ts
66kırmak ruffle smb.'s feelings     ts
67kırmak rupture  fiil     ts
68kırmak split  fiil     ts
69kırmak stave in     ts
70kırmak snap off  fiil     ts
71kırmak disservice     ts
72kırmak shatter  fiil     ts
73kırmak distort     ts
74kırmak slang to run away, clear out, make tracks. Kır boynunu! (Konuşma Dili) Scram!/Beat it! kırıp dökmek to destroy, break. kırıp geçirmek     ts
75kırmak (direnç) bear down     ts
76kırmak put off     ts
77kırmak (cesaret) freeze     ts
78kırmak (fiyat) reduce     ts
79kırmak (kibir) vanquish     ts
80kırmak to reduce (a price)     ts
81kırmak (for war, disease) to kill, cut down     ts
82kırmak to break, destroy (one's resistance, strength, pride, or desire)     ts
83kırmak to fold (printed sheets)     ts
84kırmak to offend, hurt     ts
85kırmak backgammon to win (an opponent's piece)     ts
86kırmak to offend (someone) greatly     ts
87kırmak to wipe out, destroy utterly     ts
88kırmak to mitigate, abate, break (the severity of a cold spell, the unpleasant effects of something)     ts
89kırmak to turn (a rudder, steering wheel) sharply to one side     ts
90kırmak to crush; to grind coarsely     ts
91kırmak to chop or split (wood)     ts
92kırmak (senet) discount     ts
93kırmak (rekor) set up     ts
94kırmak (okul) skip     ts
95kırmak (odun) chop     ts
96kırmak (umut) blight     ts
97kırmak quench     ts
98kırmak to break, to snap, to smash, to shatter, to fracture, to bust; to fold, to pleat, to crease; to hurt, to offend, to break one's heart; to kill, to destroy, to exterminate; to turn (a steering wheel, etc.) to one side; (tavlada) to take; (para) to clean (s     ts
99kırmak (ışın) refract     ts
100kırmak (ümidini) chill     ts
101kırmak to make (people) split their sides laughing. kıran kırana (fighting) savagely, with no holds barred; with might and main. kırdığı koz kırkı/bini aşmak to make one gaffe after another     ts
More results

Melez, Basılı kâğıtları forma durumuna getirmek için belli yerlerinden bükme ve katlama işi, Ortasından kırılarak doldurulan (çifte veya tüfek):"Mustafa, kırma tüfeğe bir kurşun sürdü."- Y. Kemal, Kırılmış veya dövülmüş tahıl, Yabancı etkilerle özgün niteliğini yitirmiş olan, Kumaşı katlayarak yapılan giysi süsü, pili, Değişik ırklara sahip ana babadan doğmuş olan kimse, iki farklı cins köpeğin çiftleşmesinden olan köpek, Melez, kırma, Kırmak işi, Değişik türden hayvan veya bitkiden üremiş, Soyu karışmış, azma, melez, metis, Ortasından kırılarak doldurulan (çifte veya tüfek), Azaltmak, indirmek:"Firma verdiği teklif fiyatını son dakikada bir yüzde yirmi daha kırıyordu."- H. Taner, LESM, LA'LAA, KASF, RETM, RİSM, TEHZİ', TAVSİM, TAHH, HİŞAM, HEZ', FEKK, FEŞK, GAZF, CEŞŞ, HEDK, HESR, HESM, HEMS, TEHŞİM, VATS, faks, GAZN, ŞA'B, kesr, VEHT, VEŞZ, VİTAS, Dileğini kabul etmeyerek veya beklenmeyen bir davranış karşısında bırakarak gücendirmek, incitmek, Vücut kemiklerinden birini parçalamak:"Ayol, yapma, gel, düşüp bir yerini kıracaksın!"- O. C. Kaygılı, Tahılı iri ve kaba öğütmek, Hareket durumundaki canlının veya taşıtın yönünü değiştirmek, çevirmek, döndürmek:"Ne tarafa doğru meyil varsa, gidonu o tarafa doğru kıracaksınız ki, bisiklet doğrulsun."- B. Felek, Kaçmak, uzaklaşmak, Tavla gibi oyunlarda karşı oyuncunun pulunu oyun dışında bırakmak, Dileğini kabul etmeyerek veya beklenmeyen bir davranış karşısında bırakarak gücendirmek, incitmek:"Sizin hatırınızı kırmamak için, işte gelip misafir oluyorum; fakat bu yaşımda misafirle uğraşacak halim yok."- H. Z. Uşaklıgil, Belirli bir biçimde katlamak. Öldürmek, yok olmasına sebep olmak, Gücünü, etkisini azaltmak:"Birkaç gün evvel yağan yağmur sıcağı kırmamış."- B. Felek, Yok etmek, Değerinden düşük fiyata almak, Daha iyi bir sonuç elde etmek:"Tam en az elli bin satıp rekor kıracak."- A. Gündüz, Vurarak veya ezerek parçalamak, Karşı oyuncunun pulunu oyun dışında bırakmak, Vücut kemiklerinden birini parçalamak, İri ve kaba öğütmek, Hareket durumundaki canlının veya taşıtın yönünü değiştirmek, çevirmek, döndürmek, Gücünü, etkisini azaltmak, Azaltmak, indirmek, İri parçalara ayırmak, Belirli bir biçimde katlamak, Öldürmek, yok olmasına sebep olmak, Daha iyi bir sonuç elde etmek,

102 Melez     ts
103 Basılı kâğıtları forma durumuna getirmek için belli yerlerinden bükme ve katlama işi     ts
104 Ortasından kırılarak doldurulan (çifte veya tüfek):"Mustafa, kırma tüfeğe bir kurşun sürdü."- Y. Kemal     ts
105 Kırılmış veya dövülmüş tahıl     ts
106 Yabancı etkilerle özgün niteliğini yitirmiş olan     ts
107 Kumaşı katlayarak yapılan giysi süsü, pili     ts
108 Değişik ırklara sahip ana babadan doğmuş olan kimse     ts
109 iki farklı cins köpeğin çiftleşmesinden olan köpek     ts
110 Melez, kırma     ts
111 Kırmak işi     ts
112 Değişik türden hayvan veya bitkiden üremiş     ts
113 Soyu karışmış, azma, melez, metis     ts
114 Ortasından kırılarak doldurulan (çifte veya tüfek)     ts
115kırmak Azaltmak, indirmek:"Firma verdiği teklif fiyatını son dakikada bir yüzde yirmi daha kırıyordu."- H. Taner     ts
116Kırmak LESM     ts
117Kırmak LA'LAA     ts
118Kırmak KASF     ts
119Kırmak RETM     ts
120Kırmak RİSM     ts
121Kırmak TEHZİ'     ts
122Kırmak TAVSİM     ts
123Kırmak TAHH     ts
124Kırmak HİŞAM     ts
125Kırmak HEZ'     ts
126Kırmak FEKK     ts
127Kırmak FEŞK     ts
128Kırmak GAZF     ts
129Kırmak CEŞŞ     ts
130Kırmak HEDK     ts
131Kırmak HESR     ts
132Kırmak HESM     ts
133Kırmak HEMS     ts
134Kırmak TEHŞİM     ts
135Kırmak VATS     ts
136Kırmak faks     ts
137Kırmak GAZN     ts
138Kırmak ŞA'B     ts
139Kırmak kesr     ts
140Kırmak VEHT     ts
141Kırmak VEŞZ     ts
142Kırmak VİTAS     ts
143kırmak Dileğini kabul etmeyerek veya beklenmeyen bir davranış karşısında bırakarak gücendirmek, incitmek     ts
144kırmak Vücut kemiklerinden birini parçalamak:"Ayol, yapma, gel, düşüp bir yerini kıracaksın!"- O. C. Kaygılı     ts
145kırmak Tahılı iri ve kaba öğütmek     ts
146kırmak Hareket durumundaki canlının veya taşıtın yönünü değiştirmek, çevirmek, döndürmek:"Ne tarafa doğru meyil varsa, gidonu o tarafa doğru kıracaksınız ki, bisiklet doğrulsun."- B. Felek     ts
147kırmak Kaçmak, uzaklaşmak     ts
148kırmak Tavla gibi oyunlarda karşı oyuncunun pulunu oyun dışında bırakmak     ts
149kırmak Dileğini kabul etmeyerek veya beklenmeyen bir davranış karşısında bırakarak gücendirmek, incitmek:"Sizin hatırınızı kırmamak için, işte gelip misafir oluyorum; fakat bu yaşımda misafirle uğraşacak halim yok."- H. Z. Uşaklıgil     ts
150kırmak Belirli bir biçimde katlamak. Öldürmek, yok olmasına sebep olmak     ts
151kırmak Gücünü, etkisini azaltmak:"Birkaç gün evvel yağan yağmur sıcağı kırmamış."- B. Felek     ts
152kırmak Yok etmek     ts
153kırmak Değerinden düşük fiyata almak     ts
154kırmak Daha iyi bir sonuç elde etmek:"Tam en az elli bin satıp rekor kıracak."- A. Gündüz     ts
155kırmak Vurarak veya ezerek parçalamak     ts
156kırmak Karşı oyuncunun pulunu oyun dışında bırakmak     ts
157kırmak Vücut kemiklerinden birini parçalamak     ts
158kırmak İri ve kaba öğütmek     ts
159kırmak Hareket durumundaki canlının veya taşıtın yönünü değiştirmek, çevirmek, döndürmek     ts
160kırmak Gücünü, etkisini azaltmak     ts
161kırmak Azaltmak, indirmek     ts
162kırmak İri parçalara ayırmak     ts
163kırmak Belirli bir biçimde katlamak     ts
164kırmak Öldürmek, yok olmasına sebep olmak     ts
165kırmak Daha iyi bir sonuç elde etmek     ts
More results


blog comments powered by Disqus

Günün Kelimesi




Sözlük . Dictionary . Wörterbuch . λεξικό . Diccionario . 字典 . словарь . Dictionnaire . القاموس . Dizionario . מילון . Matokeo . واژه نامه . 辞書
Some etymologies, pronunciations, function and usage date content for the English translation portion are from Merriam-Webster Online at www.Merriam-Webster.com. Thanks to Online Yunanca Dil Eğitimi for providing some parts of online greek dictionary. To contribute more resources please contact us. Visuals(images) are provided by Google Image Search API. Some parts of the dictionary is contributed by many users, thank you! The content on this site is for informational purposes only. Bu aramada kırma kelimesinin sözlük anlamı ve eşanlamı nedir, nasıl okunur hakkında bilgi verilmektedir. kırma kelimesinin etimolojik ve eşanlamları ile ilgili açıklamalar ve bilgiler eksiksiz ve hatasız olarak anılmamalıdır. Burada yer alan kırma kelimesi ile ilgili tüm açıklamalar bilgi amaçlıdır. Eksik ve hatalı çevirileri lütfen bildiriniz.

© 1999-2012 SesliSozluk™
sesli sözlük ltd. şti.