sevindirmek

listen to the pronunciation of sevindirmek
Türkçe - İngilizce
make happy
gladden
elate
rejoice
satisfy
cheer up

Hoping to cheer up his wife, Tom bought her a beautiful pearl necklace. - Karısını sevindirmek umuduyla, Tom ona güzel elmas bir gerdanlık aldı.

warm the cockles
light up
hearten
to please, to delight, to gladden, to gratify, to satisfy, to warm the cockles (of sb's heart)
gratify
to please (someone)
delight
do smb. a pleasure
make one's day
please
exalt
sevin
exult
sevindirme
{i} feasting
çok sevindirmek
beatify
Türkçe - Türkçe
Sevinmesine yol açmak, sevinmesini sağlamak
Sevinmesine yol açmak, sevinmesini sağlamak: "Havanın, güneşin, denizin ve toprağın güzelliği, benim gibi orada toplananları da sevindiriyordu."- M. Ş. Esendal
(Osmanlı Dönemi) BAST
(Osmanlı Dönemi) TERFİYE
Sevindirme
(Osmanlı Dönemi) TERFİE
sevindirme
Sevindirmek işi
sevindirmek