get, win, earn, gain, attain, achieve, acquire, take, land, realize, come by, gather, garner, draw, save, be in pocket, purchase, obtain, reap, net, get out of, carry off, carry away the bell, clear, recover, bear the bell, nett, (ödül) pull off, (çok para) clean up, to earn, to gain, to pull sth in, to pull sth down; (yarış, mücadele, savaş, ödül, bahis) to win, to carry sth off, to notch sth up; (sınav) to pass; to get, to obtain, to acquire, to procure, to attain, to acquire, pass, notch up, won, get the best of, win the day, gross, gam, to win the approval and support of, to get, acquire, gain, bring in, conciliate, conquer, get the better of, gaining, achievement, of winning, winning, attainment, obtainment, earning, acquirement, acquisition,
1
get
ts
2
win
ts
3
earn
ts
4
gain
ts
5
attain fiil
ts
6
achieve fiil
ts
7
acquire
ts
8
take
ts
9
land fiil
ts
10
realize
ts
11
come by
ts
12
gather fiil
ts
13
garner
ts
14
draw fiil
ts
15
save
ts
16
be in pocket
ts
17
purchase fiil
ts
18
obtain fiil
ts
19
reap fiil
ts
20
net fiil
ts
21
get out of
ts
22
carry off fiil
ts
23
carry away the bell
ts
24
clear fiil
ts
25
recover
ts
26
bear the bell
ts
27
nett
ts
28
(ödül) pull off
ts
29
(çok para) clean up
ts
30
to earn, to gain, to pull sth in, to pull sth down; (yarış, mücadele, savaş, ödül, bahis) to win, to carry sth off, to notch sth up; (sınav) to pass; to get, to obtain, to acquire, to procure
yutmak, KEDŞ, TEKESSÜB, Edinmek, sahip olmak, Çıkmak, isabet etmek, Yenmek, galip gelmek, Kendinden yana çekmek, Kazanç sağlamak, Edinmek, sahip olmak:"Emniyetlerini kazanmak için bu esrar bir kimya gibi gizli kalmalıdır."- R. N. Güntekin, Olumlu, iyi bir sonuç elde etmek:"Böyle yazılara hiç cevap vermeyiz ve yazı çok ağırsa dava açarak çok defa kazanırız."- B. Felek. Çıkmak, isabet etmek, Kazanç sağlamak:"Bu beş lirayı bitirmeden ben para kazanmalıyım."- P. Safa, Tutulmak, yakalanmak, Kendinden yana çekmek:"Bu genç şairin dostluğunu kazanmak için hiçbir külfete katlanmadım."- M. Ş. Esendal, Yenmek, galip gelmek:"İşte kesin muharebeyi bu manevi kudret kazanacaktır."- R. E. Ünaydın, Ele geçirmek, fethetmek, kazanç sağlamak, Olumlu, iyi bir sonuç elde etmek, kesp, Kazanmak işi, edinme,
54
yutmak
ts
55
KEDŞ
ts
56
TEKESSÜB
ts
57
Edinmek, sahip olmak
ts
58
Çıkmak, isabet etmek
ts
59
Yenmek, galip gelmek
ts
60
Kendinden yana çekmek
ts
61
Kazanç sağlamak
ts
62
Edinmek, sahip olmak:"Emniyetlerini kazanmak için bu esrar bir kimya gibi gizli kalmalıdır."- R. N. Güntekin
ts
63
Olumlu, iyi bir sonuç elde etmek:"Böyle yazılara hiç cevap vermeyiz ve yazı çok ağırsa dava açarak çok defa kazanırız."- B. Felek. Çıkmak, isabet etmek
ts
64
Kazanç sağlamak:"Bu beş lirayı bitirmeden ben para kazanmalıyım."- P. Safa
ts
65
Tutulmak, yakalanmak
ts
66
Kendinden yana çekmek:"Bu genç şairin dostluğunu kazanmak için hiçbir külfete katlanmadım."- M. Ş. Esendal
ts
67
Yenmek, galip gelmek:"İşte kesin muharebeyi bu manevi kudret kazanacaktır."- R. E. Ünaydın
Some etymologies, pronunciations, function and usage date content for the English translation portion are from Merriam-Webster Online at www.Merriam-Webster.com. Thanks to Online Yunanca Dil Eğitimi for providing some parts of online greek dictionary. To contribute more resources please contact us. Visuals(images) are provided by Google Image Search API. Some parts of the dictionary is contributed by many users, thank you! The content on this site is for informational purposes only. Bu aramada kazanmak kelimesinin sözlük anlamı ve eşanlamı nedir, nasıl okunur hakkında bilgi verilmektedir. kazanmak kelimesinin etimolojik ve eşanlamları ile ilgili açıklamalar ve bilgiler eksiksiz ve hatasız olarak anılmamalıdır. Burada yer alan kazanmak kelimesi ile ilgili tüm açıklamalar bilgi amaçlıdır. Eksik ve hatalı çevirileri lütfen bildiriniz.