İngilizce - Türkçe çeviri
Related:
abluka (kaldırmak
ablukayı kaldırmak
adam kaldırmak
altın standardını ka..
ambargoyu kaldırmak
ambargo yu kaldırmak
anayasayı kaldırmak
ansızın kaldırmak
arabayı krikoyla kal..
aracıyı ortadan kald..
askeri yönetimi kald..
Atamayı kaldırmak
ayaka kaldırmak
ayağa kaldırmak
ayağını debriyaj dan..
ayrıcalıkları / imti..
banknotları tedavül ..
bir ablukayı kaldırm..
bir engeli kaldırmak
bir engeli ortadan k..
bir evrakı dosyaya k..
bir gemi üstüne kona..
bir gemi üstüne kona..
bir izni yürürlükten..
bir kanunu iptal etm..
bir kanunu kaldırmak..
bir kanunu lağvetmek..
bir kanunu yürürlükt..
bir kararnameyi kald..
bir kenara kaldırmak
 
kaldırmakadd into favorites
TR    

lift, raise, remove, take up, hold, carry, endure, turn up, unload, dismantle, elevate, hoist, heave, put something away, take, take off, abolish, get somebody up, hold up, sustain, cancel, put up, give smb. a lift, dismount, omit, scoop up, receive, pick off, rear, perk up, perk, arouse, reap, pull up, put by, put away, upheave, erect, pick up, quash, put aside, waive, do, steal, take something off, raise up, stomach, take away, set aside, abrogate, repeal, wake, uplift, weigh, poise, bluepencil, blank out, upraise, move, cock, revoke, pinch, void, cock up, uphold, move away, jack up, jack, lift up, get up, heft, (baş) poise, to lift, to raise, to hoist, to elevate; to erect; to carry; to remove; to cancel, to abolish, to annul, to abrogate, to do away with sth; to void; to put sth away; to clear sth away; to wake (sb up), to get sb up; to carry, to support, to bear; to stomac, (Konuşma Dili) to kidnap, to abolish, do away with, slang to swipe, make off with, steal, lift, to dispatch (a vehicle), signal (a vehicle) to go, to flush, start (game), to put (something) away or out of reach, to make (someone) stand up; to get (someone) up (from bed), (bir sistemi veya uygulamayı) to abolish, to lift up, raise, elevate, (for something) to bear, support, to bear, endure, tolerate (someone's words or behavior), hist, clear away, clear, brook, blue pencil, boost, do away with, deration, to cause (something) to peel off in layers. kaldırıp atmak to get rid of, throw away, raising, erection, uninstallation, elevation, buoyancy, lifting, endurance, heaving, abolition, defeasance, pickup, rouse, removing, cease, abduction, superelevation, uptake, rearing, hoisting, lift, lifting, hoist,

1 lift  fiil     ts
2 raise  fiil     ts
3 remove     ts
4 take up     ts
5 hold  fiil     ts
6 carry  fiil     ts
7 endure     ts
8 turn up     ts
9 unload     ts
10 dismantle     ts
11 elevate     ts
12 hoist  fiil     ts
13 heave  fiil     ts
14 put something away     ts
15 take     ts
16 take off  fiil     ts
17 abolish     ts
18 get somebody up     ts
19 hold up     ts
20 sustain     ts
21 cancel     ts
22 put up     ts
23 give smb. a lift     ts
24 dismount     ts
25 omit     ts
26 scoop up     ts
27 receive  fiil     ts
28 pick off     ts
29 rear  fiil     ts
30 perk up     ts
31 perk  fiil     ts
32 arouse     ts
33 reap  fiil     ts
34 pull up     ts
35 put by     ts
36 put away     ts
37 upheave  fiil     ts
38 erect     ts
39 pick up     ts
40 quash  fiil     ts
41 put aside     ts
42 waive  Avrupa Birliği     ts
43 do     ts
44 steal     ts
45 take something off     ts
46 raise up     ts
47 stomach     ts
48 take away     ts
49 set aside     ts
50 abrogate     ts
51 repeal     ts
52 wake     ts
53 uplift     ts
54 weigh  Askeri     ts
55 poise     ts
56 bluepencil     ts
57 blank out     ts
58 upraise  fiil     ts
59 move     ts
60 cock     ts
61 revoke     ts
62 pinch     ts
63 void     ts
64 cock up     ts
65 uphold  fiil     ts
66 move away     ts
67 jack up     ts
68 jack     ts
69 lift up     ts
70 get up     ts
71 heft     ts
72 (baş) poise     ts
73 to lift, to raise, to hoist, to elevate; to erect; to carry; to remove; to cancel, to abolish, to annul, to abrogate, to do away with sth; to void; to put sth away; to clear sth away; to wake (sb up), to get sb up; to carry, to support, to bear; to stomac     ts
74 (Konuşma Dili) to kidnap     ts
75 to abolish, do away with     ts
76 slang to swipe, make off with, steal, lift     ts
77 to dispatch (a vehicle), signal (a vehicle) to go     ts
78 to flush, start (game)     ts
79 to put (something) away or out of reach     ts
80 to make (someone) stand up; to get (someone) up (from bed)     ts
81 (bir sistemi veya uygulamayı) to abolish  Hukuk     ts
82 to lift up, raise, elevate     ts
83 (for something) to bear, support     ts
84 to bear, endure, tolerate (someone's words or behavior)     ts
85 hist     ts
86 clear away     ts
87 clear     ts
88 brook     ts
89 blue pencil     ts
90 boost     ts
91 do away with     ts
92 deration     ts
93 to cause (something) to peel off in layers. kaldırıp atmak to get rid of, throw away     ts
94kaldırma raising     ts
95kaldırma erection     ts
96Kaldırma uninstallation     ts
97kaldırma elevation     ts
98kaldırma buoyancy  Askeri     ts
99kaldırma lifting  isim     ts
100kaldırma endurance     ts
101kaldırma heaving  isim     ts
102kaldırma abolition  isim     ts
103kaldırma defeasance  isim     ts
104kaldırma pickup  isim     ts
105kaldırma rouse     ts
106kaldırma removing     ts
107kaldırma cease     ts
108kaldırma abduction  Tıp     ts
109kaldırma superelevation  isim     ts
110kaldırma uptake  isim     ts
111kaldırma rearing  isim     ts
112kaldırma hoisting     ts
113kaldırma lift, lifting, hoist     ts
More results

REF ETMEK, NASA, TAHAMMÜL, TAFH, TAYY, lağvetmek, FEKK, LAGV, NEMY, KEHM, Alıp başka yere götürmek; toplamak, Gerekli töreni yaparak gömmek, Uyandırmak, Çalmak, aşırmak, İyi etmek, iyileştirmek, Hastayı hastaneye götürmek, Yok etmek, ortadan silmek, Tayin etmek, atamak, Kaçırmak, Elin ulaşamayacağı yere koymak; saklamak, Bir kuruluşun çalışmasına son vermek, feshetmek, lâğvetmek, Bir kuruluşun çalışmasına son vermek, feshetmek, lağvetmek:"Meclis ... olağanüstü hâli kaldırabilir."- Anayasa, Hastayı hastaneye götürmek:"Yarasının dikişleri koptu dün öğleden sonra, Fransız Hastanesi'ne kaldırdılar."- A. Gündüz. Ölüyü gerekli töreni yaparak gömmek. Çalmak, aşırmak, Toplamak:"Anası, kardeşi ile hep beraber sofrayı kaldırdılar."- N. Cumalı, Alıp başka yere götürmek, Uygun gelmek, götürmek, yakışmak, Katlanmak, tahammül etmek:"Doğrusunu isterseniz onu çoktan kapı dışarı etmeliydim, ama yüreğim kaldırmıyor, acıyorum."- S. F. Abasıyanık, Bulunduğu yerden almak, Yukarı doğru hareket ettirmek:"Gözlerini yüzüme kaldırdı. İkimiz de mavi mavi baktık."- S. F. Abasıyanık, Yükseltmek. Ürünü toplamak, taşımak. Çekmek, taşımak, Uyandırmak:"Bir gece yanında mihman olduğum / Sabah oldu deyi kaldırdın beni."- Halk türküsü, Piyasadan çekmek, Yukarı doğru hareket ettirmek, Yükseltmek, Toplamak, taşımak, Çekmek, taşımak, Yok etmek, ortadan silmek:"Yeryüzünden hayali kaldırın, dünya bir taş ve toprak yığınından ibaret kalır."- O. S. Orhon, Tayin etmek, atamak:"Günün birinde bu müdürü başka, daha önemli bir yere kaldırdılar, buraya da bir başka müdür getirdiler."- M. Ş. Esendal, Elin ulaşamayacağı yere koymak, saklamak, Kaçırmak:"Yakın köyden kaldırdığı bir yosmayı sarhoş etmekle meşguldü."- S. F. Abasıyanık. İyi etmek, iyileştirmek, Bir şeyden çokça satın almak, Katlanmak, tahammül etmek, ilga, lağıv, Kaldırmak işi,

114 REF ETMEK  Hukuk     ts
115 NASA     ts
116 TAHAMMÜL     ts
117 TAFH     ts
118 TAYY     ts
119 lağvetmek     ts
120 FEKK     ts
121 LAGV     ts
122 NEMY     ts
123 KEHM     ts
124 Alıp başka yere götürmek; toplamak     ts
125 Gerekli töreni yaparak gömmek     ts
126 Uyandırmak     ts
127 Çalmak, aşırmak     ts
128 İyi etmek, iyileştirmek     ts
129 Hastayı hastaneye götürmek     ts
130 Yok etmek, ortadan silmek     ts
131 Tayin etmek, atamak     ts
132 Kaçırmak     ts
133 Elin ulaşamayacağı yere koymak; saklamak     ts
134 Bir kuruluşun çalışmasına son vermek, feshetmek, lâğvetmek     ts
135 Bir kuruluşun çalışmasına son vermek, feshetmek, lağvetmek:"Meclis ... olağanüstü hâli kaldırabilir."- Anayasa     ts
136 Hastayı hastaneye götürmek:"Yarasının dikişleri koptu dün öğleden sonra, Fransız Hastanesi'ne kaldırdılar."- A. Gündüz. Ölüyü gerekli töreni yaparak gömmek. Çalmak, aşırmak     ts
137 Toplamak:"Anası, kardeşi ile hep beraber sofrayı kaldırdılar."- N. Cumalı     ts
138 Alıp başka yere götürmek     ts
139 Uygun gelmek, götürmek, yakışmak     ts
140 Katlanmak, tahammül etmek:"Doğrusunu isterseniz onu çoktan kapı dışarı etmeliydim, ama yüreğim kaldırmıyor, acıyorum."- S. F. Abasıyanık     ts
141 Bulunduğu yerden almak     ts
142 Yukarı doğru hareket ettirmek:"Gözlerini yüzüme kaldırdı. İkimiz de mavi mavi baktık."- S. F. Abasıyanık     ts
143 Yükseltmek. Ürünü toplamak, taşımak. Çekmek, taşımak     ts
144 Uyandırmak:"Bir gece yanında mihman olduğum / Sabah oldu deyi kaldırdın beni."- Halk türküsü     ts
145 Piyasadan çekmek     ts
146 Yukarı doğru hareket ettirmek     ts
147 Yükseltmek     ts
148 Toplamak, taşımak     ts
149 Çekmek, taşımak     ts
150 Yok etmek, ortadan silmek:"Yeryüzünden hayali kaldırın, dünya bir taş ve toprak yığınından ibaret kalır."- O. S. Orhon     ts
151 Tayin etmek, atamak:"Günün birinde bu müdürü başka, daha önemli bir yere kaldırdılar, buraya da bir başka müdür getirdiler."- M. Ş. Esendal     ts
152 Elin ulaşamayacağı yere koymak, saklamak     ts
153 Kaçırmak:"Yakın köyden kaldırdığı bir yosmayı sarhoş etmekle meşguldü."- S. F. Abasıyanık. İyi etmek, iyileştirmek     ts
154 Bir şeyden çokça satın almak     ts
155 Katlanmak, tahammül etmek     ts
156Kaldırma ilga     ts
157Kaldırma lağıv     ts
158kaldırma Kaldırmak işi     ts
More results


blog comments powered by Disqus

Word of the day




Sözlük . Dictionary . Wörterbuch . λεξικό . Diccionario . 字典 . словарь . Dictionnaire . القاموس . Dizionario . מילון . Matokeo . واژه نامه . 辞書
Some etymologies, pronunciations, function and usage date content for the English translation portion are from Merriam-Webster Online at www.Merriam-Webster.com. Thanks to Online Yunanca Dil Eğitimi for providing some parts of online greek dictionary. To contribute more resources please contact us. Visuals(images) are provided by Google Image Search API. Some parts of the dictionary is contributed by many users, thank you! The content on this site is for informational purposes only. Bu aramada kaldırmak kelimesinin sözlük anlamı ve eşanlamı nedir, nasıl okunur hakkında bilgi verilmektedir. kaldırmak kelimesinin etimolojik ve eşanlamları ile ilgili açıklamalar ve bilgiler eksiksiz ve hatasız olarak anılmamalıdır. Burada yer alan kaldırmak kelimesi ile ilgili tüm açıklamalar bilgi amaçlıdır. Eksik ve hatalı çevirileri lütfen bildiriniz.

© 1999-2012 SesliSozluk™
sesli sözlük ltd. şti.