rest, take a rest, to rest, relax, relax, have a rest, put one's feet up, wind down, breath, recess, refresh, sit back, repose, lie up, recreate oneself, repose oneself, lie back, get rest, to be listened; to be obeyed; to rest, to relax istirahat etmek, to be set aside (to mellow, to rise, to settle), be listened, to be listened, to be obeyed, unwind, obeyed, listened, be obeyed, catch one's breath, listen, recessing, recreation, respite, breathing space, relaxation, breathing spell, recumbency, interlude, recovery, breathing-space, break, rest, relaxation, recreation, respite, resort, retreat, turnaround,
1
rest fiil
ts
2
take a rest
ts
3
to rest, relax
ts
4
relax
ts
5
have a rest
ts
6
put one's feet up konuşma dili
ts
7
wind down deyim
ts
8
breath
ts
9
recess
ts
10
refresh
ts
11
sit back
ts
12
repose fiil
ts
13
lie up
ts
14
recreate oneself
ts
15
repose oneself
ts
16
lie back
ts
17
get rest
ts
18
to be listened; to be obeyed; to rest, to relax istirahat etmek
RAHAT, istirahat etmek, Önemsenmek, öğüdü yerine getirilmek, Dinleme işine konu olmak:"Dinlenilmediğini zannetmesine onun galiba canı sıkılmıştı."- R. N. Güntekin. Önemsenmek, öğüdü yerine getirilmek, Güç kazanmak için çalışmaya ara vermek, yorgunluğunu gidermek, istirahat etmek:"Pervin biraz dinlendikten sonra ayağa kalktı."- P. Safa, Bazı yiyecek ve içeceklerin tadını arttırmak, kolay pişmesini sağlamak gibi sebeplerle bir süre bekletmek, Güç kazanmak için çalışmaya ara vermek, yorgunluğunu gidermek, istirahat etmek, Dinleme işine konu olmak, TESE ÜL, Dinlenmek (II) işi, istirahât, Dinlenmek işi, istirahat:"Kendisine bir yere oturup dinlenmeyi teklif ettim."- A. Haşim, Dinlenmek işi, istirahat, Dinlenmek işi,
44
RAHAT
ts
45
istirahat etmek
ts
46
Önemsenmek, öğüdü yerine getirilmek
ts
47
Dinleme işine konu olmak:"Dinlenilmediğini zannetmesine onun galiba canı sıkılmıştı."- R. N. Güntekin. Önemsenmek, öğüdü yerine getirilmek
ts
48
Güç kazanmak için çalışmaya ara vermek, yorgunluğunu gidermek, istirahat etmek:"Pervin biraz dinlendikten sonra ayağa kalktı."- P. Safa
ts
49
Bazı yiyecek ve içeceklerin tadını arttırmak, kolay pişmesini sağlamak gibi sebeplerle bir süre bekletmek
ts
50
Güç kazanmak için çalışmaya ara vermek, yorgunluğunu gidermek, istirahat etmek
ts
51
Dinleme işine konu olmak
ts
52
Dinlenme
TESE ÜL Hukuk
ts
53
dinlenme
Dinlenmek (II) işi
ts
54
dinlenme
istirahât
ts
55
dinlenme
Dinlenmek işi, istirahat:"Kendisine bir yere oturup dinlenmeyi teklif ettim."- A. Haşim
Some etymologies, pronunciations, function and usage date content for the English translation portion are from Merriam-Webster Online at www.Merriam-Webster.com. Thanks to Online Yunanca Dil Eğitimi for providing some parts of online greek dictionary. To contribute more resources please contact us. Visuals(images) are provided by Google Image Search API. Some parts of the dictionary is contributed by many users, thank you! The content on this site is for informational purposes only. Bu aramada dinlenmek kelimesinin sözlük anlamı ve eşanlamı nedir, nasıl okunur hakkında bilgi verilmektedir. dinlenmek kelimesinin etimolojik ve eşanlamları ile ilgili açıklamalar ve bilgiler eksiksiz ve hatasız olarak anılmamalıdır. Burada yer alan dinlenmek kelimesi ile ilgili tüm açıklamalar bilgi amaçlıdır. Eksik ve hatalı çevirileri lütfen bildiriniz.