reduce, drop, throw, lower, send down, curtail, pull dawn, precipitate, overthrow, put down, mark down, let fall, fling, flop, let down, knock off, roll back, reduce to, unhorse, tumble, trip, dip, decrease, tumble down, topple over, take from, scale down, depress, sink, slim down, step down, spill, droop, cause to fall, (fiyat) screw down, (birıni) trip, to drop; to topple; to reduce; (fiyat) to mark sth down; (çocuk) to miscarry; (uçak) to bring sth down; (futbolda) to bring sb down; to overthrow, to topple, to bring sb down; to get (sth) easily/cheaply, to drop, let fall, beat down, to pass, expel (intestinal worms, gallstones, kidney stones), to miscarry; to abort, to get (something) at a bargain, to remove from power; to overthrow, deflate, degradation, fall, causing to fall, abort, dropping, reduction, rollback,
1
reduce fiil
ts
2
drop fiil
ts
3
throw fiil
ts
4
lower
ts
5
send down
ts
6
curtail
ts
7
pull dawn
ts
8
precipitate fiil
ts
9
overthrow fiil
ts
10
put down
ts
11
mark down
ts
12
let fall
ts
13
fling
ts
14
flop fiil
ts
15
let down
ts
16
knock off
ts
17
roll back
ts
18
reduce to
ts
19
unhorse
ts
20
tumble
ts
21
trip
ts
22
dip
ts
23
decrease
ts
24
tumble down
ts
25
topple over
ts
26
take from
ts
27
scale down
ts
28
depress fiil
ts
29
sink fiil
ts
30
slim down
ts
31
step down
ts
32
spill fiil
ts
33
droop
ts
34
cause to fall
ts
35
(fiyat) screw down
ts
36
(birıni) trip
ts
37
to drop; to topple; to reduce; (fiyat) to mark sth down; (çocuk) to miscarry; (uçak) to bring sth down; (futbolda) to bring sb down; to overthrow, to topple, to bring sb down; to get (sth) easily/cheaply
ts
38
to drop, let fall
ts
39
beat down
ts
40
to pass, expel (intestinal worms, gallstones, kidney stones)
çelmek, HAT'ET, DAMM, TURUR, Vücuttan atmak, Değerli bir şeyi ucuz veya kolay ele geçirmek, Zayıf bırakmak, gücünü azaltmak, Değerli bir şeyi ucuz veya kolay elde etmek, Değerini, fiyatını indirmek, Düşmesine yol açmak, düşmesine sebep olmak, Azaltmak, Taş, solucanı vücuttan atmak, Uğratmak, Iskat etmek, Zayıf bırakmak, gücünü azaltmak:"Annemi verem iyiden iyiye düşürmüştü."- Y. K. Beyatlı, Düşürmek işi:"Arkadaşının münasebetsiz bir fiyat söyleyerek piyasayı düşürmesinden korkmuştu."- R. N. Güntekin, Düşürmek işi,
52
çelmek
ts
53
HAT'ET
ts
54
DAMM
ts
55
TURUR
ts
56
Vücuttan atmak
ts
57
Değerli bir şeyi ucuz veya kolay ele geçirmek
ts
58
Zayıf bırakmak, gücünü azaltmak
ts
59
Değerli bir şeyi ucuz veya kolay elde etmek
ts
60
Değerini, fiyatını indirmek
ts
61
Düşmesine yol açmak, düşmesine sebep olmak
ts
62
Azaltmak
ts
63
Taş, solucanı vücuttan atmak
ts
64
Uğratmak
ts
65
Iskat etmek
ts
66
Zayıf bırakmak, gücünü azaltmak:"Annemi verem iyiden iyiye düşürmüştü."- Y. K. Beyatlı
ts
67
düşürme
Düşürmek işi:"Arkadaşının münasebetsiz bir fiyat söyleyerek piyasayı düşürmesinden korkmuştu."- R. N. Güntekin
Some etymologies, pronunciations, function and usage date content for the English translation portion are from Merriam-Webster Online at www.Merriam-Webster.com. Thanks to Online Yunanca Dil Eğitimi for providing some parts of online greek dictionary. To contribute more resources please contact us. Visuals(images) are provided by Google Image Search API. Some parts of the dictionary is contributed by many users, thank you! The content on this site is for informational purposes only. Bu aramada düşürmek kelimesinin sözlük anlamı ve eşanlamı nedir, nasıl okunur hakkında bilgi verilmektedir. düşürmek kelimesinin etimolojik ve eşanlamları ile ilgili açıklamalar ve bilgiler eksiksiz ve hatasız olarak anılmamalıdır. Burada yer alan düşürmek kelimesi ile ilgili tüm açıklamalar bilgi amaçlıdır. Eksik ve hatalı çevirileri lütfen bildiriniz.