become, go off, dry up, standstill, go out, be cut, intermit, shear, fall, let up, go sour, sour, stop, pretend to be, present oneself as, turn sour, surcease, go down, clot, close down, cease, be interrupted, curdle, die away, fuzz, drop, die down, be at a standstill, to be cut; to be clipped; to be sheared; to be exhausted; (süt) to curdle; to cease, to stop; to be interrupted; to become; to present oneself as, to pretend to be; (ışıklar, vb.) to go off, to go out; to fall for sb, to go for sb/sth, (süt) set, to be clipped; to be sheared, to be exhausted, be tired out, exhausted, cut, clipped, be sheared, go, turn, sheared, interrupted, be exhausted, be clipped, (for water, gas, electricity) to be cut off, stop flowing, to stop, die down, to curdle, sour, suddenly to turn into, suddenly to become, to lose (appetite, strength), to stop, end; to be interrupted, slang to spend (money) gambling. Kesilen baş (bir daha) yerine konmaz. (Atasözü) What's done is done, slang to like, be pleased by, be attracted to, suddenly to start to act like, sever, cessation, disruption, ceasing, transection, interruption, discontinuation, disconnexion, disconnection, stopping, being cut, discontinuance, laceration, abridge, scission, section, disrupt, discontinuanceation, abscission, being cut, cutting, being stopped, stoppage; interruption, being exhausted, exhaustion, interrupt, break, halt, amputation, withdrawal and rebound, suspension, lysis, breakdown, cut-off,
1
become fiil
ts
2
go off
ts
3
dry up
ts
4
standstill
ts
5
go out
ts
6
be cut
ts
7
intermit fiil
ts
8
shear fiil
ts
9
fall
ts
10
let up fiil
ts
11
go sour
ts
12
sour fiil
ts
13
stop fiil
ts
14
pretend to be
ts
15
present oneself as
ts
16
turn sour
ts
17
surcease fiil
ts
18
go down
ts
19
clot fiil
ts
20
close down
ts
21
cease fiil
ts
22
be interrupted
ts
23
curdle fiil
ts
24
die away
ts
25
fuzz
ts
26
drop fiil
ts
27
die down
ts
28
be at a standstill
ts
29
to be cut; to be clipped; to be sheared; to be exhausted; (süt) to curdle; to cease, to stop; to be interrupted; to become; to present oneself as, to pretend to be; (ışıklar, vb.) to go off, to go out; to fall for sb, to go for sb/sth
ts
30
(süt) set
ts
31
to be clipped; to be sheared
ts
32
to be exhausted, be tired out
ts
33
exhausted
ts
34
cut
ts
35
clipped
ts
36
be sheared
ts
37
go
ts
38
turn
ts
39
sheared
ts
40
interrupted
ts
41
be exhausted
ts
42
be clipped
ts
43
(for water, gas, electricity) to be cut off, stop flowing
ts
44
to stop, die down
ts
45
to curdle, sour
ts
46
suddenly to turn into, suddenly to become
ts
47
to lose (appetite, strength)
ts
48
to stop, end; to be interrupted
ts
49
slang to spend (money) gambling. Kesilen baş (bir daha) yerine konmaz. (Atasözü) What's done is done
IHTİRAM, TAFAZZU', IHTİZAL, TAKAZZUB, katolunmak, makaslanmak, TEVEZZÜL, ZERM, TEHESSÜM, TASARRUM, TEHACÜR, Çok beğenmek, çok hoşlanmak, Durmak, Sünnet olmak, Yoksun kalmak, Kendinden önceki kelimeyi "olmak" anlamıyla pekiştirir, Akmaz olmak, Akım gelmez olmak:"Dışarıdan biri mi geldi de onları söndürdü, yoksa şehir cereyanı mı kesilmiş?"- R. N. Güntekin, Kendinden önceki kelimeyi "olmak" anlamıyla pekiştirir:"Acele yürümeden nefesi tıkanmış ve heyecandan yüzü kıpkırmızı kesilmiş bir hâlde ihtiyarın yanına girdi."- Y. K. Karaosmanoğlu, Son veya aralık verilmek, Sona ermek:"Tam umudumuz kesilecek gibi olup da epey üzüldükten sonra kapı tokmağı tak ederdi."- H. R. Gürpınar, Dinmek:"Rüzgâr kesilmiş, toprak üstüne yalın ayak basılmayacak kadar ısınmıştı."- N. Cumalı, Kesme işi yapılmak, Bitkin duruma gelmek, gücü, takati kalmamak:"Sonunda elleri, ayakları yorgunluktan kesilerek uzanıyorlardı yattıkları hasırlara."- N. Cumalı, Gibi olmak, benzemek, dönmek:"Senelerden beri, hizmetçinin, sütninenin türlü çeşidi ile uğraşa uğraşa insan sarrafı kesilmiş."- R. N. Güntekin. İçindeki maddeler birbirinden ayrılıp bozulmak, Kendini herhangi bir şey gibi göstermek:"Üçüncü gün sabahı, o bir kuzu oldu, ben bir iradeli aslan kesildim."- A.Gündüz, Tutulmak, kapatılmak, Gibi olmak, benzemek, dönmek, İçindeki maddeler birbirinden ayrılıp bozulmak, Dinmek, sona ermek, Akım gelmez olmak, Bitkin duruma gelmek, gücü, takati kalmamak, Sünnet olmak:"Galip Baba, çeker gider, diye çocuk kesilinceye dek böyle yapmayı uygun görmüştü."- M. İzgü, Durmak:"Muazzez cevap vermedi ve münakaşa kesildi."- P. Safa. Çok beğenmek, çok hoşlanmak, Yoksun kalmak:"Çocuk yiyip içmeden kesildi."- R. N. Güntekin, Kendini herhangi bir şey gibi göstermek, İNFİSAM, İNFİTAM, İNCİZAZ, REKU', İNKITA, BÜTU', Kesilmek işi,
83
IHTİRAM
ts
84
TAFAZZU'
ts
85
IHTİZAL
ts
86
TAKAZZUB
ts
87
katolunmak
ts
88
makaslanmak
ts
89
TEVEZZÜL
ts
90
ZERM
ts
91
TEHESSÜM
ts
92
TASARRUM
ts
93
TEHACÜR
ts
94
Çok beğenmek, çok hoşlanmak
ts
95
Durmak
ts
96
Sünnet olmak
ts
97
Yoksun kalmak
ts
98
Kendinden önceki kelimeyi "olmak" anlamıyla pekiştirir
ts
99
Akmaz olmak
ts
100
Akım gelmez olmak:"Dışarıdan biri mi geldi de onları söndürdü, yoksa şehir cereyanı mı kesilmiş?"- R. N. Güntekin
ts
101
Kendinden önceki kelimeyi "olmak" anlamıyla pekiştirir:"Acele yürümeden nefesi tıkanmış ve heyecandan yüzü kıpkırmızı kesilmiş bir hâlde ihtiyarın yanına girdi."- Y. K. Karaosmanoğlu
ts
102
Son veya aralık verilmek
ts
103
Sona ermek:"Tam umudumuz kesilecek gibi olup da epey üzüldükten sonra kapı tokmağı tak ederdi."- H. R. Gürpınar
ts
104
Dinmek:"Rüzgâr kesilmiş, toprak üstüne yalın ayak basılmayacak kadar ısınmıştı."- N. Cumalı
ts
105
Kesme işi yapılmak
ts
106
Bitkin duruma gelmek, gücü, takati kalmamak:"Sonunda elleri, ayakları yorgunluktan kesilerek uzanıyorlardı yattıkları hasırlara."- N. Cumalı
ts
107
Gibi olmak, benzemek, dönmek:"Senelerden beri, hizmetçinin, sütninenin türlü çeşidi ile uğraşa uğraşa insan sarrafı kesilmiş."- R. N. Güntekin. İçindeki maddeler birbirinden ayrılıp bozulmak
ts
108
Kendini herhangi bir şey gibi göstermek:"Üçüncü gün sabahı, o bir kuzu oldu, ben bir iradeli aslan kesildim."- A.Gündüz
ts
109
Tutulmak, kapatılmak
ts
110
Gibi olmak, benzemek, dönmek
ts
111
İçindeki maddeler birbirinden ayrılıp bozulmak
ts
112
Dinmek, sona ermek
ts
113
Akım gelmez olmak
ts
114
Bitkin duruma gelmek, gücü, takati kalmamak
ts
115
Sünnet olmak:"Galip Baba, çeker gider, diye çocuk kesilinceye dek böyle yapmayı uygun görmüştü."- M. İzgü
ts
116
Durmak:"Muazzez cevap vermedi ve münakaşa kesildi."- P. Safa. Çok beğenmek, çok hoşlanmak
ts
117
Yoksun kalmak:"Çocuk yiyip içmeden kesildi."- R. N. Güntekin
Some etymologies, pronunciations, function and usage date content for the English translation portion are from Merriam-Webster Online at www.Merriam-Webster.com. Thanks to Online Yunanca Dil Eğitimi for providing some parts of online greek dictionary. To contribute more resources please contact us. Visuals(images) are provided by Google Image Search API. Some parts of the dictionary is contributed by many users, thank you! The content on this site is for informational purposes only. Bu aramada KESİLMEK kelimesinin sözlük anlamı ve eşanlamı nedir, nasıl okunur hakkında bilgi verilmektedir. KESİLMEK kelimesinin etimolojik ve eşanlamları ile ilgili açıklamalar ve bilgiler eksiksiz ve hatasız olarak anılmamalıdır. Burada yer alan KESİLMEK kelimesi ile ilgili tüm açıklamalar bilgi amaçlıdır. Eksik ve hatalı çevirileri lütfen bildiriniz.