call, summon, invite, invoke, call for, hail, beckon, call in, to call; to invite, to ask; to send for sb; to get sb in; to summon; to shout, to call out, sing, to shout, shout to, page, shout, term, holler, whistle up, to shout, call out, vociferate, drum, send for somebody, call on, go for, to call; to invite; to summon, cue, get somebody in, dub, cry out, call away, call , invoke , evoke, evoke, to sing, (mahkemeye) cite, retrains, summoning, calling, citation, calling, call; invitation; summons, cry, singing, shouting, calling out,
1
call fiil
ts
2
summon fiil
ts
3
invite fiil
ts
4
invoke
ts
5
call for
ts
6
hail
ts
7
beckon
ts
8
call in
ts
9
to call; to invite, to ask; to send for sb; to get sb in; to summon; to shout, to call out
NA'R, NEHT, MÜŞAYAA, MÜHAYATA, HİTAFE, HİYAT, NEZB, SA'K, davet etmek, seslemek, TAGRİD, SIRHAK, SAYEHAN, SELK, HECHECE, FEHHA, CE'R, CEHCEHE, CAHCAHA, DAC, Herhangi birinin bir yere gelmesini istemek, davet etmek:"O akşam Orhan'ı yemeğe çağırdı."- T. Buğra, Birinin gelmesini kendisine yüksek sesle söylemek, seslenmek:"Beyaz gömlekli zurnacısını çağırarak sandalyeye çıkardı."- R. N. Güntekin, Binmek için bir araç istemek:"Bir taksi çağırdım."- C. Uçuk, Binmek için bir araç istemek, Şarkı, türkü söylemek, Herhangi birinin bir yere gelmesini istemek, davet etmek, Birinin gelmesini kendisine yüksek sesle söylemek, seslenmek, Yüksek sesle şarkı, türkü söylemek:"Türküler çağırarak tahta siliyor."- Y. Z. Ortaç, ZECR, Çağırmak işi:"Daha doktor çağırmaya giden olmamış."- P. Safa, Çağırmak işi,
42
NA'R
ts
43
NEHT
ts
44
MÜŞAYAA
ts
45
MÜHAYATA
ts
46
HİTAFE
ts
47
HİYAT
ts
48
NEZB
ts
49
SA'K
ts
50
davet etmek
ts
51
seslemek
ts
52
TAGRİD
ts
53
SIRHAK
ts
54
SAYEHAN
ts
55
SELK
ts
56
HECHECE
ts
57
FEHHA
ts
58
CE'R
ts
59
CEHCEHE
ts
60
CAHCAHA
ts
61
DAC
ts
62
Herhangi birinin bir yere gelmesini istemek, davet etmek:"O akşam Orhan'ı yemeğe çağırdı."- T. Buğra
ts
63
Birinin gelmesini kendisine yüksek sesle söylemek, seslenmek:"Beyaz gömlekli zurnacısını çağırarak sandalyeye çıkardı."- R. N. Güntekin
ts
64
Binmek için bir araç istemek:"Bir taksi çağırdım."- C. Uçuk
ts
65
Binmek için bir araç istemek
ts
66
Şarkı, türkü söylemek
ts
67
Herhangi birinin bir yere gelmesini istemek, davet etmek
ts
68
Birinin gelmesini kendisine yüksek sesle söylemek, seslenmek
ts
69
Yüksek sesle şarkı, türkü söylemek:"Türküler çağırarak tahta siliyor."- Y. Z. Ortaç
ts
70
Çağırma
ZECR
ts
71
çağırma
Çağırmak işi:"Daha doktor çağırmaya giden olmamış."- P. Safa
Some etymologies, pronunciations, function and usage date content for the English translation portion are from Merriam-Webster Online at www.Merriam-Webster.com. Thanks to Online Yunanca Dil Eğitimi for providing some parts of online greek dictionary. To contribute more resources please contact us. Visuals(images) are provided by Google Image Search API. Some parts of the dictionary is contributed by many users, thank you! The content on this site is for informational purposes only. Bu aramada çağırmak kelimesinin sözlük anlamı ve eşanlamı nedir, nasıl okunur hakkında bilgi verilmektedir. çağırmak kelimesinin etimolojik ve eşanlamları ile ilgili açıklamalar ve bilgiler eksiksiz ve hatasız olarak anılmamalıdır. Burada yer alan çağırmak kelimesi ile ilgili tüm açıklamalar bilgi amaçlıdır. Eksik ve hatalı çevirileri lütfen bildiriniz.