sıkkın

listen to the pronunciation of sıkkın
Türkçe - İngilizce
fed up
depressed

You look depressed. Did something happen? - Canın sıkkın görünüyorsun. Bir şey mi oldu.

troubled

Why are you so troubled? - Neden bu kadar sıkkınsın?

bored

I'm bored and I have nothing to do. - Canım sıkkın ve yapacak hiçbir şeyim yok.

Sami was at work and bored. - Sami iş başında ve sıkkındı.

very troubled, distressed, worried, out of sorts, depressed, or bored
troubled, distressed, worried, depressed, bored
distressed
canı sıkkın
in the doldrums
canı sıkkın olmak
be in the mopes
canı sıkkın olmak
to be out of sorts
canı sıkkın olmak
mope
Türkçe - Türkçe
Çok sıkılmış
Sıkıntılı, bungun
sıkkın