vâki̇'

listen to the pronunciation of vâki̇'
Турецкий язык - Турецкий язык
(Osmanlı Dönemi) Olan, düşen, konan. Mevcud ve var olan
(Osmanlı Dönemi) Geçmiş olan, geçen
VAKİ OLMAK
(Hukuk) İleri gelmek,gerçekleşmek
VÂKÎ
(Osmanlı Dönemi) (Vikaye. den) Saklayan, koruyan, vikaye eden, esirgeyen
VÂKÎ
(Osmanlı Dönemi) Önleyici tedbir veya ilaç
vaki
Olan, meydana gelen
vaki
Olan, olmuş: "Kişinin, resmî görevliler tarafından vaki haksız işlemler sonucu uğradığı zarar da, ... devletçe tazmin edilir."- Anayasa
vaki
Olan, olmuş
vâki
(Osmanlı Dönemi) vukua gelen, olan, mevcut, var
Турецкий язык - Английский Язык