kasıtlılık

listen to the pronunciation of kasıtlılık
Турецкий язык - Английский Язык
wilfulness
The state or condition of being wilful; stubbornness
{n} obstinacy, perverseness, crossness
{i} intention, malicious intent; obduracy, tenacity; determination
the trait of being prone to disobedience and lack of discipline
See Willful, Willfully, and Willfulness
kasıt
{i} intention

I'm sure that wasn't intentional. - Onun kasıtlı olmadığına eminim.

He broke the window intentionally. - O pencereyi kasıtlı olarak kırdı.

kasıt
malice
kasıt
{i} meaning
kasıt
(Pisikoloji, Ruhbilim) mens rea
kasıt
evil purpose
kasıt
purpose

The clown fell down on purpose. - Palyaço kasıtlı olarak düştü.

We skipped his turn on purpose. - Biz kasıtlı olarak onun sırasını atladık.

kasıt
thought
kasıt
intent

He broke the window intentionally. - O pencereyi kasıtlı olarak kırdı.

Yes, I did this intentionally. - Evet, bunu kasıtlı yaptım.

kasıt
intention, purpose; evil purpose
kasıt
premeditation
kasıt
deliberateness
kasıt
malice aforethought
kasıt
law criminal intention, intent to harm or do wrong
kasıt
malice prepense
kasıt
purpose, design, intention
Турецкий язык - Турецкий язык

Определение kasıtlılık в Турецкий язык Турецкий язык словарь

kasıt
Öldürme, yaralama veya zarar vermek isteme, kötü niyet
kasıt
Amaç, istek, maksat
kasıt
Amaç, istek, maksat. Öldürme, yaralama veya zarar vermek isteme, kötü niyet
kâsıt
(Osmanlı Dönemi) kast eden, isteyen