approach, approximate, come on, be pushing, come up, close, get close, neighbor, step closer, draw near, draw on, draw, draw close, converge, come near, get hotter, come close to, go on for, draw nigh, edge, verge on, gain on, walk up to, walk up, step up, verge, get warmer, bear down on, to approach, to near, to draw near, to come near; to approximate, to verge on, to approach, draw near (to); to come close (to), to have sexual intercourse (with), have sex (with), near, (yaş) push, walk-up, convergence, approximation, access, coming, imminence, oncoming, merging,
1
approach fiil
ts
2
approximate
ts
3
come on
ts
4
be pushing
ts
5
come up
ts
6
close fiil
ts
7
get close
ts
8
neighbor
ts
9
step closer
ts
10
draw near
ts
11
draw on
ts
12
draw fiil
ts
13
draw close
ts
14
converge fiil
ts
15
come near
ts
16
get hotter
ts
17
come close to
ts
18
go on for
ts
19
draw nigh Fiili Deyim
ts
20
edge
ts
21
verge on
ts
22
gain on deyim
ts
23
walk up to
ts
24
walk up
ts
25
step up
ts
26
verge fiil
ts
27
get warmer
ts
28
bear down on
ts
29
to approach, to near, to draw near, to come near; to approximate, to verge on
ts
30
to approach, draw near (to); to come close (to)
ts
31
to have sexual intercourse (with), have sex (with)
uğramak, Yakınlaşmak, Yakınlaşmak:"Aydın vapuru geçmiş, Kınalı önlerine yaklaşıyor."- S. M. Alus, Zaman veya yer için arada az bir aralık kalacak biçimde ilerlemek, aradaki uzaklığı azaltmak veya büsbütün ortadan kaldırmak için ileri gitmek:"Saat sekiz buçuğa yaklaşıyordu."- S. F. Abasıyanık, Benzemek, andırmak, uygun olmak, Bir konuyu, bir sorunu ele alarak değerlendirmek, Arada az bir aralık kalacak biçimde ilerlemek, aradaki uzaklığı azaltmak veya büsbütün ortadan kaldırmak için ileri gitmek, iktiran, takarrüb, Yaklaşmak işi, iktiran,
42
uğramak
ts
43
Yakınlaşmak
ts
44
Yakınlaşmak:"Aydın vapuru geçmiş, Kınalı önlerine yaklaşıyor."- S. M. Alus
ts
45
Zaman veya yer için arada az bir aralık kalacak biçimde ilerlemek, aradaki uzaklığı azaltmak veya büsbütün ortadan kaldırmak için ileri gitmek:"Saat sekiz buçuğa yaklaşıyordu."- S. F. Abasıyanık
ts
46
Benzemek, andırmak, uygun olmak
ts
47
Bir konuyu, bir sorunu ele alarak değerlendirmek
ts
48
Arada az bir aralık kalacak biçimde ilerlemek, aradaki uzaklığı azaltmak veya büsbütün ortadan kaldırmak için ileri gitmek
Some etymologies, pronunciations, function and usage date content for the English translation portion are from Merriam-Webster Online at www.Merriam-Webster.com. Thanks to Online Yunanca Dil Eğitimi for providing some parts of online greek dictionary. To contribute more resources please contact us. Visuals(images) are provided by Google Image Search API. Some parts of the dictionary is contributed by many users, thank you! The content on this site is for informational purposes only. Bu aramada yaklaşmak kelimesinin sözlük anlamı ve eşanlamı nedir, nasıl okunur hakkında bilgi verilmektedir. yaklaşmak kelimesinin etimolojik ve eşanlamları ile ilgili açıklamalar ve bilgiler eksiksiz ve hatasız olarak anılmamalıdır. Burada yer alan yaklaşmak kelimesi ile ilgili tüm açıklamalar bilgi amaçlıdır. Eksik ve hatalı çevirileri lütfen bildiriniz.