İngilizce - Türkçe çeviri
Related:
açık sözlü yaşlı pol..
birbirine bağlı yaşl..
bir grubun en yaşlı ..
bu giysi seni yaşlı ..
daha yaşlı
dünya kadar yaşlı
en yaşlı
en yaşlı olması nede..
epey yaşlı
eski kafalı yaşlı ad..
genç gibi giyinmiş y..
gösterişli yaşlı kad..
gözleri yaşlı
gözü yaşlı
gözü yaşlı kimse
havanın gözü yaşlı o..
huysuz ve yaşlı kadı..
ne genç ne de yaşlı
oldukça yaşlı
orta yaşlı
orta yaşlı ya da yaş..
orta yaşlı zengin ki..
rüküş yaşlı kadın
saygın yaşlı adam
sevimsiz yaşlı kadın
uyumlu yaşlı çift
yaşlı adam
yaşlı asker
yaşlı at
yaşlı bakire
yaşlı bayan
yaşlı başlı
yaşlı deve
yaşlı dişi kedi
yaşlı gözlerle
yaşlı kadın
yaşlı kadınlar gibi
yaşlı karı
yaşlı kimse
yaşlı kişi
yaşlı kurt
yaşlı kız
yaşlı kızlar gibi
yaşlı nüfus
yaşlı ve saygıdeğer
yaşlı ve saygın
yaşlı ve saygın kims..
yaşlı ve yararsız ha..
yaşlı ve zayıf at
yaşlı ve zengin sevg..
yaşlı ve çirkin kadı..
yaşlı çirkin kadın
çok yaşlı adam
çok yaşlı bir kişi
çok yaşlı kimse
örgütün yaşlı ve tut..
 
yaşlıadd into favorites
TR    

old, watery, corot, old-timer, briden, the elderly, overaged, oldie, geriatric, old timer, senior citizen, stricken in years, old woman, golden ager, gerry, old man, senile, elderly, tear stained, well on in years, senior, hoar, tear-stained, doddered, well on in years; auld, aged, advanced in years, suffused with tears, elder,

1 old  sıfat     ts
2 watery  sıfat     ts
3 corot     ts
4 old-timer     ts
5 briden     ts
6 the elderly     ts
7 overaged  sıfat     ts
8 oldie  isim     ts
9 geriatric     ts
10 old timer     ts
11 senior citizen  isim     ts
12 stricken in years     ts
13 old woman     ts
14 golden ager     ts
15 gerry  Argo     ts
16 old man     ts
17 senile     ts
18 elderly  sıfat     ts
19 tear stained     ts
20 well on in years     ts
21 senior  sıfat     ts
22 hoar     ts
23 tear-stained     ts
24 doddered     ts
25 well on in years; auld     ts
26 aged     ts
27 advanced in years     ts
28 suffused with tears     ts
29 elder     ts
More results

ÂTIK, FARİZ, nemli, Yaşla dolmuş, Yaşı ilerlemiş kimse, Yaşı ilerlemiş kimse:"Bu yaşlıları kapısının arkasına yığdılar."- Ö. Seyfettin, Yaşla dolmuş (göz):"Hıçkırarak yaşlı gözlerini kaldırdı."- Ö. Seyfettin, Yaşı ilerlemiş, ihtiyar, Yaşı ilerlemiş, ihtiyar:"Kendisi de ilkin yaşlı bir kadın almayı düşünmüş idi."- M. Ş. Esendal,

30 ÂTIK     ts
31 FARİZ     ts
32 nemli     ts
33 Yaşla dolmuş     ts
34 Yaşı ilerlemiş kimse     ts
35 Yaşı ilerlemiş kimse:"Bu yaşlıları kapısının arkasına yığdılar."- Ö. Seyfettin     ts
36 Yaşla dolmuş (göz):"Hıçkırarak yaşlı gözlerini kaldırdı."- Ö. Seyfettin     ts
37 Yaşı ilerlemiş, ihtiyar     ts
38 Yaşı ilerlemiş, ihtiyar:"Kendisi de ilkin yaşlı bir kadın almayı düşünmüş idi."- M. Ş. Esendal     ts
 


blog comments powered by Disqus

Günün Kelimesi




Sözlük . Dictionary . Wörterbuch . λεξικό . Diccionario . 字典 . словарь . Dictionnaire . القاموس . Dizionario . מילון . Matokeo . واژه نامه . 辞書
Some etymologies, pronunciations, function and usage date content for the English translation portion are from Merriam-Webster Online at www.Merriam-Webster.com. Thanks to Online Yunanca Dil Eğitimi for providing some parts of online greek dictionary. To contribute more resources please contact us. Visuals(images) are provided by Google Image Search API. Some parts of the dictionary is contributed by many users, thank you! The content on this site is for informational purposes only. Bu aramada yaşlı kelimesinin sözlük anlamı ve eşanlamı nedir, nasıl okunur hakkında bilgi verilmektedir. yaşlı kelimesinin etimolojik ve eşanlamları ile ilgili açıklamalar ve bilgiler eksiksiz ve hatasız olarak anılmamalıdır. Burada yer alan yaşlı kelimesi ile ilgili tüm açıklamalar bilgi amaçlıdır. Eksik ve hatalı çevirileri lütfen bildiriniz.

© 1999-2012 SesliSozluk™
sesli sözlük ltd. şti.