old, watery, corot, old-timer, briden, the elderly, overaged, oldie, geriatric, old timer, senior citizen, stricken in years, old woman, golden ager, gerry, old man, senile, elderly, tear stained, well on in years, senior, hoar, tear-stained, doddered, well on in years; auld, aged, advanced in years, suffused with tears, elder,
ÂTIK, FARİZ, nemli, Yaşla dolmuş, Yaşı ilerlemiş kimse, Yaşı ilerlemiş kimse:"Bu yaşlıları kapısının arkasına yığdılar."- Ö. Seyfettin, Yaşla dolmuş (göz):"Hıçkırarak yaşlı gözlerini kaldırdı."- Ö. Seyfettin, Yaşı ilerlemiş, ihtiyar, Yaşı ilerlemiş, ihtiyar:"Kendisi de ilkin yaşlı bir kadın almayı düşünmüş idi."- M. Ş. Esendal,
30
ÂTIK
ts
31
FARİZ
ts
32
nemli
ts
33
Yaşla dolmuş
ts
34
Yaşı ilerlemiş kimse
ts
35
Yaşı ilerlemiş kimse:"Bu yaşlıları kapısının arkasına yığdılar."- Ö. Seyfettin
ts
36
Yaşla dolmuş (göz):"Hıçkırarak yaşlı gözlerini kaldırdı."- Ö. Seyfettin
ts
37
Yaşı ilerlemiş, ihtiyar
ts
38
Yaşı ilerlemiş, ihtiyar:"Kendisi de ilkin yaşlı bir kadın almayı düşünmüş idi."- M. Ş. Esendal
Some etymologies, pronunciations, function and usage date content for the English translation portion are from Merriam-Webster Online at www.Merriam-Webster.com. Thanks to Online Yunanca Dil Eğitimi for providing some parts of online greek dictionary. To contribute more resources please contact us. Visuals(images) are provided by Google Image Search API. Some parts of the dictionary is contributed by many users, thank you! The content on this site is for informational purposes only. Bu aramada yaşlı kelimesinin sözlük anlamı ve eşanlamı nedir, nasıl okunur hakkında bilgi verilmektedir. yaşlı kelimesinin etimolojik ve eşanlamları ile ilgili açıklamalar ve bilgiler eksiksiz ve hatasız olarak anılmamalıdır. Burada yer alan yaşlı kelimesi ile ilgili tüm açıklamalar bilgi amaçlıdır. Eksik ve hatalı çevirileri lütfen bildiriniz.