İngilizce - Türkçe çeviri
Related:
yüz akı
yüz ağartıcı
yüz bakımı
yüz başı
yüz bin
yüz bulmak
yüz buruşturma
yüz defa
yüz dolar
yüz göz olmak
yüz hatları
yüz hattı
yüz havlusu
yüz ifadeleri
yüz ifadesi
yüz karasi
yüz karası
yüz kere
yüz kırk
yüz kızarması
yüz kızartıcı
yüz maskesi
yüz numara
yüz rengi
yüz verip şımartmak
yüz vermek
yüz vermemek
yüz yirmi
yüz yüze
yüz yüze gelme
yüz yüze gelmek
yüz yüze olma
yüz yıkamak
yüz yıl
yüz yıllık
yüz çizgileri
yüz çizgisi / hattı
yüz ölçümü
yüz üstü
 
yüzadd into favorites
TR    

face, hundred, front, countenance, one hundred, facial, cheek, cast of features, obverse, to face, side, frontispiece, hecto, floating, dial, float, fivescore, phiz, visage, swimming, swum, swam, brow, swim, snoot, mien, favor, physiognomy, puss, kisser, frostbite, face, mug; (bina) façade; (para, madalya, vb.) obverse; surface; impudence, cheek; facial, face (the front, exposed, finished, dressed, or otherwise specially prepared surface of something): kumaşın yüzü the face of the cloth. dağın kuzey yüzü the north face of the mountain. binanın yüzü the building's façade. paltonun yüzü the outer side of the coat, face (of a person or animal), surface: suyun yüzü the surface of the water, cloth which encloses the stuffing of a cushion or pillow, case; mattress ticking; cloth used to cover a chair or sofa, upholstery, upholstering, frontage, figure, impudence, façade, sides, features, feature, side: ırmağın öte yüzünde on the other side of the river. problemin bu yüzü this aspect of the problem, sense of shame, shame: Sende hiç yüz yok mu? Have you no shame? Ne yüzle ondan böyle bir şey isteyebilirsin? How can you have the gall to ask her for such a thing?, cutting edge, face (of a knife blade or other sharp tool), facade, face side, good side,

1 face     ts
2 hundred     ts
3 front     ts
4 countenance     ts
5 one hundred     ts
6 facial     ts
7 cheek     ts
8 cast of features     ts
9 obverse     ts
10 to face     ts
11 side     ts
12 frontispiece  isim     ts
13 hecto     ts
14 floating  fiil     ts
15 dial  isim     ts
16 float  fiil     ts
17 fivescore     ts
18 phiz  isim     ts
19 visage  isim     ts
20 swimming  fiil     ts
21 swum  fiil     ts
22 swam     ts
23 brow     ts
24 swim  fiil     ts
25 snoot  isim     ts
26 mien  isim     ts
27 favor     ts
28 physiognomy  isim     ts
29 puss  isim     ts
30 kisser  isim     ts
31 frostbite     ts
32 face, mug; (bina) façade; (para, madalya, vb.) obverse; surface; impudence, cheek; facial     ts
33 face (the front, exposed, finished, dressed, or otherwise specially prepared surface of something): kumaşın yüzü the face of the cloth. dağın kuzey yüzü the north face of the mountain. binanın yüzü the building's façade. paltonun yüzü the outer side of the coat     ts
34 face (of a person or animal)     ts
35 surface: suyun yüzü the surface of the water     ts
36 cloth which encloses the stuffing of a cushion or pillow, case; mattress ticking; cloth used to cover a chair or sofa, upholstery, upholstering     ts
37 frontage     ts
38 figure     ts
39 impudence     ts
40 façade  Arkeoloji     ts
41 sides  Bilgisayar     ts
42 features     ts
43 feature     ts
44 side: ırmağın öte yüzünde on the other side of the river. problemin bu yüzü this aspect of the problem     ts
45 sense of shame, shame: Sende hiç yüz yok mu? Have you no shame? Ne yüzle ondan böyle bir şey isteyebilirsin? How can you have the gall to ask her for such a thing?     ts
46 cutting edge, face (of a knife blade or other sharp tool)     ts
47 facade     ts
48 face side     ts
49 good side  Teknik,Tekstil     ts
More results

Doksan dokuzdan sonra gelen sayının adı, On kere on, doksan dokuzdan bir artık, Başta, alın, göz, burun, ağız, yanak ve çenenin bulunduğu ön bölüm, sima, çehre, surat:"Bir güzel çocuk yüzüyle gülümsüyor."- S. F. Abasıyanık, Bir şeyin ön tarafta bulunan bölümü, cephe, Bu sayıyı gösteren 100, C rakamlarının adı, Kesici araçlarda keskin kenar, Yüzey, satıh, Kez, kere kelimeleri ile birlikte kullanılarak yapılan işin çokluğunu abartmalı bir biçimde anlatır:"Hikmet Beyin kurum ve edası, her zamankinden belki yüz kat üstündü."- S. M. Alus, LEÇ, duluk, beniz, Keskin kenar, Başta, alın, göz, burun, ağız, yanak ve çenenin bulunduğu ön bölüm, sima, çehre, surat, Nedeniyle, sebebiyle, Kez, kere kelimeleri ile birlikte kullanılarak yapılan işin çokluğunu abartmalı bir biçimde anlatır, Yapının cephesi, Yapı cephesi, Başta, alın, göz, burun, ağız, yanak ve çenenin bulunduğu ön bölüm, Nedeniyle, sebebiyle:"Bu yüzden Fuat Köprülü ile çatışmaya başlamışlardı gazetelerde."- Y. Z. Ortaç, Bir şeyin görünen bölümünde kullanılan kumaş, Yastığa geçirilen kılıf, Bir kumaşın dikiş sırasında dışa getirilen gösterişli bölümü, Utanma, Birinin görülegelen veya umulan hoşgörürlüğüne güvenilerek gösterilen cüret, Doksan dokuzdan sonra gelen sayının adı ve bu sayıyı gösteren işaret, 100, C, Bir yapının dışa bakan düşey yüzeylerinin tümü, Yan, taraf, On kere on, doksan dokuzdan bir artık olan,

50 Doksan dokuzdan sonra gelen sayının adı     ts
51 On kere on, doksan dokuzdan bir artık     ts
52 Başta, alın, göz, burun, ağız, yanak ve çenenin bulunduğu ön bölüm, sima, çehre, surat:"Bir güzel çocuk yüzüyle gülümsüyor."- S. F. Abasıyanık     ts
53 Bir şeyin ön tarafta bulunan bölümü, cephe     ts
54 Bu sayıyı gösteren 100, C rakamlarının adı     ts
55 Kesici araçlarda keskin kenar     ts
56 Yüzey, satıh     ts
57 Kez, kere kelimeleri ile birlikte kullanılarak yapılan işin çokluğunu abartmalı bir biçimde anlatır:"Hikmet Beyin kurum ve edası, her zamankinden belki yüz kat üstündü."- S. M. Alus     ts
58 LEÇ     ts
59 duluk     ts
60 beniz     ts
61 Keskin kenar     ts
62 Başta, alın, göz, burun, ağız, yanak ve çenenin bulunduğu ön bölüm, sima, çehre, surat     ts
63 Nedeniyle, sebebiyle     ts
64 Kez, kere kelimeleri ile birlikte kullanılarak yapılan işin çokluğunu abartmalı bir biçimde anlatır     ts
65 Yapının cephesi     ts
66 Yapı cephesi     ts
67 Başta, alın, göz, burun, ağız, yanak ve çenenin bulunduğu ön bölüm     ts
68 Nedeniyle, sebebiyle:"Bu yüzden Fuat Köprülü ile çatışmaya başlamışlardı gazetelerde."- Y. Z. Ortaç     ts
69 Bir şeyin görünen bölümünde kullanılan kumaş     ts
70 Yastığa geçirilen kılıf     ts
71 Bir kumaşın dikiş sırasında dışa getirilen gösterişli bölümü     ts
72 Utanma     ts
73 Birinin görülegelen veya umulan hoşgörürlüğüne güvenilerek gösterilen cüret     ts
74 Doksan dokuzdan sonra gelen sayının adı ve bu sayıyı gösteren işaret, 100, C     ts
75 Bir yapının dışa bakan düşey yüzeylerinin tümü     ts
76 Yan, taraf     ts
77 On kere on, doksan dokuzdan bir artık olan     ts
More results


blog comments powered by Disqus

Günün Kelimesi




Sözlük . Dictionary . Wörterbuch . λεξικό . Diccionario . 字典 . словарь . Dictionnaire . القاموس . Dizionario . מילון . Matokeo . واژه نامه . 辞書
Some etymologies, pronunciations, function and usage date content for the English translation portion are from Merriam-Webster Online at www.Merriam-Webster.com. Thanks to Online Yunanca Dil Eğitimi for providing some parts of online greek dictionary. To contribute more resources please contact us. Visuals(images) are provided by Google Image Search API. Some parts of the dictionary is contributed by many users, thank you! The content on this site is for informational purposes only. Bu aramada yüz kelimesinin sözlük anlamı ve eşanlamı nedir, nasıl okunur hakkında bilgi verilmektedir. yüz kelimesinin etimolojik ve eşanlamları ile ilgili açıklamalar ve bilgiler eksiksiz ve hatasız olarak anılmamalıdır. Burada yer alan yüz kelimesi ile ilgili tüm açıklamalar bilgi amaçlıdır. Eksik ve hatalı çevirileri lütfen bildiriniz.

© 1999-2012 SesliSozluk™
sesli sözlük ltd. şti.