İngilizce - Türkçe çeviri
Related:
avuç ile okşamak
birinin gururunu okş..
birinin merakını okş..
birini sevip okşamak
damağı okşamak
gururunu okşamak
gurur unu okşamak
gönül okşamak
gözü okşamak
kulakını okşamak
kulağı okşamak
ruhunu okşamak
zevkini okşamak
çenesini okşamak
 
okşamakadd into favorites
TR    

pat, pet, stroke, caress, dandle, to flatter, please, grope, fondle, to give (someone) a gentle beating, beat, feel up, flatter, to caress, stroke, fondle; to pat, canoodle, to resemble, to caress, to fondle; to stroke; to flatter; to beat, to tan, petting, fondling, caressing, chuck, patting, endearment, caressing, caress, stroking, fondling; patting, pat,

1 pat  fiil     ts
2 pet     ts
3 stroke  fiil     ts
4 caress     ts
5 dandle     ts
6 to flatter, please     ts
7 grope  fiil     ts
8 fondle  fiil     ts
9 to give (someone) a gentle beating     ts
10 beat     ts
11 feel up  deyim     ts
12 flatter     ts
13 to caress, stroke, fondle; to pat     ts
14 canoodle     ts
15 to resemble     ts
16 to caress, to fondle; to stroke; to flatter; to beat, to tan     ts
17okşama petting  isim     ts
18okşama fondling  isim     ts
19okşama caressing     ts
20okşama chuck     ts
21okşama patting  isim     ts
22okşama endearment     ts
23okşama caressing, caress, stroking, fondling; patting, pat     ts
More results

Sevgi veya şefkat belirtisi olarak elini bir şeyin üzerinde yavaş yavaş gezdirmek veya ona hafifçe vurmak:"Oğlan kızın yanına geldi, saçlarını okşuyor."- H. Taner, Hafifçe dövmek:"Bir gün hani bir huysuzluk ettiği zaman, al eline, biraz okşayıver."- B. Felek, sevmek, KEFL, sıvazlamak, Sevgi veya şefkat belirtisi olarak elini bir şeyin üzerinde yavaş yavaş gezdirmek veya ona hafifçe vurmak, Benzemek, andırmak, hatırlatmak, Bir kimseyi hoşnut etmek:"Mektuplarında onun onurunu okşayacak, endişelerini hafifletecek cümleleri artırdı."- Ç. Altan, Hafifçe dövmek, Bir kimseyi hoşnut etmek, okşantı, Denizli yöresinde kına gecesinde gelin için okunan maniye verilen ad, Okşamak işi,

24 Sevgi veya şefkat belirtisi olarak elini bir şeyin üzerinde yavaş yavaş gezdirmek veya ona hafifçe vurmak:"Oğlan kızın yanına geldi, saçlarını okşuyor."- H. Taner     ts
25 Hafifçe dövmek:"Bir gün hani bir huysuzluk ettiği zaman, al eline, biraz okşayıver."- B. Felek     ts
26 sevmek     ts
27 KEFL     ts
28 sıvazlamak     ts
29 Sevgi veya şefkat belirtisi olarak elini bir şeyin üzerinde yavaş yavaş gezdirmek veya ona hafifçe vurmak     ts
30 Benzemek, andırmak, hatırlatmak     ts
31 Bir kimseyi hoşnut etmek:"Mektuplarında onun onurunu okşayacak, endişelerini hafifletecek cümleleri artırdı."- Ç. Altan     ts
32 Hafifçe dövmek     ts
33 Bir kimseyi hoşnut etmek     ts
34Okşama okşantı     ts
35okşama Denizli yöresinde kına gecesinde gelin için okunan maniye verilen ad     ts
36okşama Okşamak işi     ts
More results


blog comments powered by Disqus

Günün Kelimesi




Sözlük . Dictionary . Wörterbuch . λεξικό . Diccionario . 字典 . словарь . Dictionnaire . القاموس . Dizionario . מילון . Matokeo . واژه نامه . 辞書
Some etymologies, pronunciations, function and usage date content for the English translation portion are from Merriam-Webster Online at www.Merriam-Webster.com. Thanks to Online Yunanca Dil Eğitimi for providing some parts of online greek dictionary. To contribute more resources please contact us. Visuals(images) are provided by Google Image Search API. Some parts of the dictionary is contributed by many users, thank you! The content on this site is for informational purposes only. Bu aramada okşamak kelimesinin sözlük anlamı ve eşanlamı nedir, nasıl okunur hakkında bilgi verilmektedir. okşamak kelimesinin etimolojik ve eşanlamları ile ilgili açıklamalar ve bilgiler eksiksiz ve hatasız olarak anılmamalıdır. Burada yer alan okşamak kelimesi ile ilgili tüm açıklamalar bilgi amaçlıdır. Eksik ve hatalı çevirileri lütfen bildiriniz.

© 1999-2012 SesliSozluk™
sesli sözlük ltd. şti.