pat, pet, stroke, caress, dandle, to flatter, please, grope, fondle, to give (someone) a gentle beating, beat, feel up, flatter, to caress, stroke, fondle; to pat, canoodle, to resemble, to caress, to fondle; to stroke; to flatter; to beat, to tan, petting, fondling, caressing, chuck, patting, endearment, caressing, caress, stroking, fondling; patting, pat,
1
pat fiil
ts
2
pet
ts
3
stroke fiil
ts
4
caress
ts
5
dandle
ts
6
to flatter, please
ts
7
grope fiil
ts
8
fondle fiil
ts
9
to give (someone) a gentle beating
ts
10
beat
ts
11
feel up deyim
ts
12
flatter
ts
13
to caress, stroke, fondle; to pat
ts
14
canoodle
ts
15
to resemble
ts
16
to caress, to fondle; to stroke; to flatter; to beat, to tan
ts
17
okşama
petting isim
ts
18
okşama
fondling isim
ts
19
okşama
caressing
ts
20
okşama
chuck
ts
21
okşama
patting isim
ts
22
okşama
endearment
ts
23
okşama
caressing, caress, stroking, fondling; patting, pat
Sevgi veya şefkat belirtisi olarak elini bir şeyin üzerinde yavaş yavaş gezdirmek veya ona hafifçe vurmak:"Oğlan kızın yanına geldi, saçlarını okşuyor."- H. Taner, Hafifçe dövmek:"Bir gün hani bir huysuzluk ettiği zaman, al eline, biraz okşayıver."- B. Felek, sevmek, KEFL, sıvazlamak, Sevgi veya şefkat belirtisi olarak elini bir şeyin üzerinde yavaş yavaş gezdirmek veya ona hafifçe vurmak, Benzemek, andırmak, hatırlatmak, Bir kimseyi hoşnut etmek:"Mektuplarında onun onurunu okşayacak, endişelerini hafifletecek cümleleri artırdı."- Ç. Altan, Hafifçe dövmek, Bir kimseyi hoşnut etmek, okşantı, Denizli yöresinde kına gecesinde gelin için okunan maniye verilen ad, Okşamak işi,
24
Sevgi veya şefkat belirtisi olarak elini bir şeyin üzerinde yavaş yavaş gezdirmek veya ona hafifçe vurmak:"Oğlan kızın yanına geldi, saçlarını okşuyor."- H. Taner
ts
25
Hafifçe dövmek:"Bir gün hani bir huysuzluk ettiği zaman, al eline, biraz okşayıver."- B. Felek
ts
26
sevmek
ts
27
KEFL
ts
28
sıvazlamak
ts
29
Sevgi veya şefkat belirtisi olarak elini bir şeyin üzerinde yavaş yavaş gezdirmek veya ona hafifçe vurmak
ts
30
Benzemek, andırmak, hatırlatmak
ts
31
Bir kimseyi hoşnut etmek:"Mektuplarında onun onurunu okşayacak, endişelerini hafifletecek cümleleri artırdı."- Ç. Altan
ts
32
Hafifçe dövmek
ts
33
Bir kimseyi hoşnut etmek
ts
34
Okşama
okşantı
ts
35
okşama
Denizli yöresinde kına gecesinde gelin için okunan maniye verilen ad
Some etymologies, pronunciations, function and usage date content for the English translation portion are from Merriam-Webster Online at www.Merriam-Webster.com. Thanks to Online Yunanca Dil Eğitimi for providing some parts of online greek dictionary. To contribute more resources please contact us. Visuals(images) are provided by Google Image Search API. Some parts of the dictionary is contributed by many users, thank you! The content on this site is for informational purposes only. Bu aramada okşamak kelimesinin sözlük anlamı ve eşanlamı nedir, nasıl okunur hakkında bilgi verilmektedir. okşamak kelimesinin etimolojik ve eşanlamları ile ilgili açıklamalar ve bilgiler eksiksiz ve hatasız olarak anılmamalıdır. Burada yer alan okşamak kelimesi ile ilgili tüm açıklamalar bilgi amaçlıdır. Eksik ve hatalı çevirileri lütfen bildiriniz.