muameleten

listen to the pronunciation of muameleten
Türkçe - İngilizce

muameleten teriminin Türkçe İngilizce sözlükte anlamı

muamele
treatment I'm not expecting special treatment. - Özel muamele beklemiyorum.
muamele
deal Harun definitely got a raw deal. - Harun'a kesinlikle haksız muamele gördü.
muamele
transaction
muamele
the processing (of a petition or application)
muamele
(Konuşma Dili) sexual intercourse
muamele
treatment, conduct, behavior
muamele
doing business with, trading, buying and selling
muamele
treatment, conduct, dealing; formality, procedure; reaction
muamele
usage
muamele
dealing
muamele
procedure
muamele
proceeding
muamele
turn
muamele
doings
muamele
(Hukuk) treatment, proceeding
muamele
{i} treating
muamele
proceedings
muamele
(Ticaret) process
muamele
business
muamele
handling
muamele
(Ticaret) conditions
muamele etmek
treat Acupuncture is often used to treat pain. - Akupunktur genellikle ağrıyı tedavi etmek için kullanılır.
muamele etmek
use
muamele etmek
to treat Acupuncture is often used to treat pain. - Akupunktur genellikle ağrıyı tedavi etmek için kullanılır.
muamele etmek
to act, behave; to treat
muamele görmek
transact
muamele vergisi
transaction tax; turnover tax
muamele vergisi kaçırma
(Hukuk) evasion of excise duties
kötü muamele
ill-treat
farklı muamele yapmak
discriminate Some companies discriminate against women who are pregnant or who say that they intend to have children. - Bazı şirketler hamile olan ya da çocuk sahibi olmaya niyetlenen kadınlara karşı farklı davranıyorlar.
mali muamele
(Askeri) financial transaction
ulusal muamele
(Ticaret) national treatment
banka sigorta muamele vergisi
bank insurance transaction tax
banka sigorta muamele vergisi
banking insurance transaction tax
adil muamele
(Hukuk) fair treatment
adli muamele
judicial proceeding
asitle muamele
acid treatment
eşit muamele
(Hukuk) equality of treatment
farklı muamele etmek
discriminate Some companies discriminate against women who are pregnant or who say that they intend to have children. - Bazı şirketler hamile olan ya da çocuk sahibi olmaya niyetlenen kadınlara karşı farklı davranıyorlar.
farklı muamele etmek
discriminate between
fena muamele
law ill-treatment
haksız muamele
raw deal Harun definitely got a raw deal. - Harun'a kesinlikle haksız muamele gördü.
haksız muamele
tort
ihbarcılara muamele
(Hukuk) handling of informers
kibar muamele
(Politika, Siyaset) courteous treatment
kredili muamele
(Ticaret) transaction on credit
kötü davranış, kötü muamele
(Hukuk) ill treatment He is always complaining of ill treatment. - O her zaman kötü muameleden şikayetçi.
kötü muamele
a bad turn
kötü muamele
battery
kötü muamele etmek
use smb. ill
sessiz muamele
silent treatment
sevgi ile muamele etmek
cherish
ulusal ve eşit muamele
(Ticaret) equal and national treatment
usuli muamele
(Kanun) procedural act
vadeli muamele
(Ticaret) settlement bargain
özel ve ayrıcalıklı muamele
(Hukuk) special and differential treatment
Türkçe - Türkçe

muameleten teriminin Türkçe Türkçe sözlükte anlamı

MUAMELE
(Osmanlı Dönemi) (C.: Muâmelât) Hatt-ı hareket. Davranma, davranış. Birbiri ile iş görme, amel etme. Alış veriş
MUAMELE
(Osmanlı Dönemi) Resmi dairelerde yapılan herhangi bir i
muamele
İşlem
muamele
Yol, yöntem, iz
muamele
Davranma, davranış
muamele
Alışveriş
muamele
Yol, yöntem. İşlem: "Onlar gündelik muamelelere başlayınca da benim ağzım açık kaldı."- R. N. Güntekin
muâmele
(Osmanlı Dönemi) davranış, işlem, birbiri ile iş görme, amel etme, alış veriş
muamele etmek
Davranmak
en iyisini biz biliriz - beykent tanıtım günleri
muameleten