kaymak

listen to the pronunciation of kaymak
Türkçe - İngilizce

kaymak teriminin Türkçe İngilizce sözlükte anlamı

slip
cream
glide
ski
fuck
skiing Skiing is a lot of fun. - Kaymak çok eğlenceli.
(Gıda) turkish cream
flow away
creep
lay
move
slid
skid
sashay
skimming
change into
change
slither
head
(ıslak zeminde) aquaplane
(toprak) slump
skate The ice is too thin to skate on. - Buz kaymak için çok ince.
skimmings
slide
glissade
cream; clotted cream
coasting
lapse
prolapse
curd
junket
slumping
creme
buttermilk
slump
kaymak (bir yerden vb)
glide
kaymak ayırıcı
(Tarım) cream separator
kaymak ayırıcı
(Tarım) creamer
kaymak bağlamak
daydream
kaymak gibi
delicious
kaymak kıvamında olan
creamy
kaymak tabaka
upper crust
kaymak tabaka
(deyim) upper-crust
kaymak tabaka
(deyim) cream of the crop
kaymak am
Slider am
kaymak altı
skim milk
kaymak altı
skimmed milk, skim milk
kaymak ayırma aleti
separator
kaymak ayırıcı
cream separator, creamer
kaymak ağacı
(Tabiat Doğa) (bitki, Fam: Annonaceae) sweetsop, sugar apple
kaymak bağlamak
to form cream
kaymak bağlamak
to cream, to form cream
kaymak gibi
1. very white and smooth. 2. creamy and delicious
kaymak gibi
creamy
kaymak karıştırıcı
dasher
kaymak kireç
lime paste
kaymak kireç
lime putty
kaymak kireç
wet lime
kaymak kısmı
the fat
kaymak taşı
(Tabiat Doğa) (mineral, maden) [syn.: kaymak taşı, su mermeri, Bektaşi taşı, albatr] alabaster
kaymak tutmak
cream
kaymak tutmak
to form cream
kaymak ve sütlü dondurma
(Gıda) dairy ice cream
kaymak yağı
fresh butter
kaymak şekeri
a fondant candy
ayağı kaymak
slip Harun is trying very hard not to slip and fall. - Harun ayağı takılıp düşmemek için çok çalışıyor.
yıldız kaymak
(star) to fall
bir alana kaymak
shifting to another field Sonrasında bu alana kaydı.
glitt ist geglitten kaymak
Slider ist glitt geglitten
yıldız kaymak
(A star) shoot. "Shooting star"
ayağı kaymak
to lose one's footing
ayağı kaymak
miss one's footing
ayağı kaymak
loose one's footing
eli kaymak/kurtulmak
lose one's grip
elinden kaymak
slip down from one's hands
gönülü kaymak
to love, feel attraction for
gözü kaymak
a) to look unwillingly b) to be slightly cross-eyed
habe etmek/kaymak/uçlanmak
slang to get one's fill, get enough to eat
hayatı kaymak
to be ruined
hayatı kaymak
go to the dogs
içeri kaymak
slip in
kuru kaymak
clotted cream, Devonshire cream
kızak kaymak
to slide on ice, to skate
kızakla kaymak
to sledge, to sled
kızakla kaymak
toboggan
kızakla yokuştan kaymak
coast
paten kaymak
to skate Who taught you how to skate? - Nasıl paten kayacağını sana kim öğretti?
patenle kaymak
skate I've always wanted to learn how to skate. - Ben her zaman patenle nasıl kayacağımı öğrenmek istedim.
sağa kaymak
to move toward a right-wing position, shift towards the right
tekerlekli patenle kaymak
roller-skate
tekerlekli patenle kaymak
roller skate I got the roller skates for nothing. - Tekerlekli patenleri bedavaya aldım.
yana kaymak
skid
yağ gibi gitmek/kaymak
(for a vehicle) to ride smoothly, have a smooth ride
yelpazeleyerek kaymak
wedel
yıldız akmak/kaymak/uçmak
for a shooting star to fall
İngilizce - İngilizce

kaymak teriminin İngilizce İngilizce sözlükte anlamı

a creamy dairy product, similar to clotted cream, made in the Balkans, Turkey, the Middle East, Central Asia, Iran, Afghanistan, and India. It is made from the milk of water buffalos in the East or of cows in the West
Türkçe - Türkçe

kaymak teriminin Türkçe Türkçe sözlükte anlamı

Cinsel ilişkide bulunmak
Yağışların etkisiyle toprağın alt tabakasının gevşemesi sonucu üst tabaka oynamak
Kurtulmak
Sütün yüzünde zar durumunda toplanan, açık sarı renkli, koyu yağlı katman
Yerini değiştirmek
Sütün veya yoğurdun yüzünde zar durumunda toplanan, açık sarı renkli, yoğun yağlı katman
Afyonkarahisar'a özgü bir süt ürünü
"İstemeden bir şey yapmak" anlamıyla bazı deyimlerde geçer
Anlamı değişmek
Düz, ıslak, donmuş veya kaygan bir yüzey üzerinde sürtünerek kolayca yer değiştirmek
Yağmur ve selden sonra toprağın üzerinde kalan özlü tabaka
Sütü yayvan kaplar içinde ve hafif ateşte tutarak elde edilen koyu, yağlı öz
Görüş, düşünce veya tutumunu değiştirmek
Düz, ıslak, donmuş veya kaygan bir yüzey üzerinde sürtünerek kolayca yer değiştirmek: "Sol tekerlekler küçük bir hendeğin içine kaydı."- O. C. Kaygılı
Bir şeyin en iyi ve seçkin bölümü
Yerini değiştirmek: "Ayağımın altından geminin sacları muz kabuğu gibi kayıyordu."- S. F. Abasıyanık
Durum değiştirmek
Kaygan bir yüzey üzerinde birdenbire dengesini yitirmek
(Osmanlı Dönemi) MEÂL
(Osmanlı Dönemi) ZÜBDE
(Osmanlı Dönemi) ZÜBBAD
akınmak
zılak
kaymak kağıdı
Özen isteyen baskılarda kullanılan, düzgün, parlak, pürüzsüz kâğıt, kuşe kâğıdı, papyekuşe
kaymak tabakası
Bir toplumun seçkin ve zengin kesimi, kaymak takımı
kaymak takımı
Kaymak tabakası
kaymak taşı
Parlatılmaya elverişli, yumuşak, beyaz, yarı saydam bir tür mermer, su mermeri, albatr
kaymak