kıvranmak

listen to the pronunciation of kıvranmak
Türkçe - Türkçe
Ağrı, sancı gibi fiziksel veya korku, heyecan gibi ruhsal sebeplerle vücut eğilip bükülmek
Ağrı, sancı gibi fiziksel veya korku, heyecan gibi ruhsal sebeplerle vücut eğilip bükülmek: "Hasta, yorganın altında biraz kıvranarak devam etti."- P. Safa
Bir şeye çok ihtiyaç duymak
Acı çekmek, üzülmek: "Yıllardan beri düşmanların eline düşmüş olan bu kıymetli vatanın sönmez matemlerini tutar, elemler içinde kıvranmaktan acı bir haz duyarım."- Ö. Seyfettin
Acı çekmek, üzülmek
Ağrı, sancı gibi fiziksel veya korku, heyecan gibi ruhî sebeplerle vücut eğilip bükülmek
kıvranma
Kıvranmak işi
kıvranmak