ergenleşme

listen to the pronunciation of ergenleşme
Türkçe - İngilizce
pubescence
The state of being in or reaching puberty
{n} a state of puberty, the hairy, wooly, downy substance on plants
Soft, fine hair or hair-like structures
(Pyew-beh-sense): exceptionally short, fine hairs on the body surface
{i} state of being sexually mature
The quality or state of being pubescent, or of having arrived at puberty
A covering of fine, soft hairs
The fuzziness found on some leaves, stems, buds, floral structures, and fruits, especially when they are immature
A covering of soft short hairs, or down, as one some plants and insects; also, the state of being so covered
the time of life when sex glands become functional
ergen
adolescent

Adolescents often quarrel with their parents. - Ergenler genellikle ebeveynleriyle tartışır.

ergen
single
ergen
(Latin) pubes
ergen
of full age
ergen
(Denizbilim) adolescence

Adolescence is a period of transition between childhood and adulthood. - Ergenlik çocukluk ve yetişkinlik arasındaki geçiş dönemidir.

ergen
pubescent
ergen
young person; one who is at the stage between childhood and adulthood
ergen
adolescent; unmarried, single bekâr
ergen
1.adolescent
ergen
bachelor
Türkçe - Türkçe
Ergenleşmek işi veya durumu
ergen
yeniyetme
ERGEN
(Osmanlı Dönemi) (Bâliğ) Çocukluk çağından gençlik çağına geçmiş olan, aklı ermeğe başlamış, bâliğ.Erginlik çağına gelen müslüman genç, namaz kılmak, oruç tutmak, zekat vermek gibi Allah'ın farz kıldığı emirlerini yerine getirmeğe mükellef (yükümlü) olur. Küçük yaştan itibaren derece derece gerekli dini bilgiyi öğrenir. Ve iyi alışkanlıklar edinirse ergenlik çağında bunlara daha kolay uyar
ergen
Henüz evlenmemiş, bekâr
ergen
Bayan elbisesi
ergen
Ergenlik çağında olan
ergenleşmek
Ergenlik çağına ulaşmak
ergenleşme