yapmacık

listen to the pronunciation of yapmacık
Turkish - Turkish
İçten olmayan (tavır, davranış, duygu), yapma, yapay, düzme, sahte, sun'î, zahirî
yapay
YAPMACIK
İçten olmayan (tavır, davranış, duygu), yapma, yapay, düzme, sahte, suni, zahirî: "Köylülerden kopma biraz yapmacık bir safiyetle konuşuyordu."- S. F. Abasıyanık
yapmacık görünümü
Gerçekte yapıldığı hâlde yapılmamış gibi bir izlenim veren görünüm
yapmacık gülüş
İçten olmayan, sahte, yalancı gülüş
yapmacık
Favorites