ortaya çıkma

listen to the pronunciation of ortaya çıkma
Turkish - English
emanation
appearance

He was surprised by the sudden appearance of his friend. - Arkadaşının aniden ortaya çıkmasına şaşırdı.

Your sudden appearance surprised me. - Senin aniden ortaya çıkman beni şaşırttı.

dawn
arrival
occurrence
occurance
emergence

Enlightenment is man's emergence from his self-incurred immaturity. - Aydınlanma, insanın kendi kendine maruz kaldığı olgunlaşmamışlıktan ortaya çıkmasıdır.

light
ortaya çıkmak
show up
ortaya çıkmak
arise
ortaya çıkmak
appear
ortaya çıkmak
turn up
ortaya çıkmak
come up

I think it wouldn't be too hard to come up with a better system. - Sanırım daha iyi bir sistemle ortaya çıkmak çok zor olmazdı.

ortaya çıkmak
{f} occur
ortaya çıkmak
emerge
ortaya çıkmak
{f} spring
ortaya çıkmak
come forward
ortaya çıkmak
1. to appear, come on the scene. 2. (for something) to come to light
ortaya çıkmak
come along
ortaya çıkmak
rise
ortaya çıkmak
come out
ortaya çıkmak
unfold
ortaya çıkmak
come forth
ortaya çıkmak
come to light
ortaya çıkmak
come into view
ortaya çıkmak
come out of
ortaya çıkmak
ensue
ortaya çıkmak
out
ortaya çıkmak
revive
ortaya çıkmak
transpire
ortaya çıkmak
come on
ortaya çıkmak
develop
ortaya çıkmak
come of
ortaya çıkmak
set in
ortaya çıkmak
break through
ortaya çıkmak
popped up
ortaya çıkmak
arise out of
ortaya çıkmak
fall out
ortaya çıkmak
shape
ortaya çıkmak
crop up
ortaya çıkmak
offer
ortaya çıkmak
crop out
ortaya çıkmak
come in view
ortaya çıkmak
burst
ortaya çıkmak
come in sight
ortaya çıkmak
outcrop
ortaya çıkmak
surface
ortaya çıkmak
come into the open
ortaya çıkmak
spawn
ortaya çıkmak
approve oneself
ortaya çıkmak
a) to appear, to show oneself b) to arise c) to come out, to transpire
ortaya çıkmak
debouch
ortaya çıkmak
come into the picture
yeniden ortaya çıkma
resurrection
yeniden ortaya çıkma
comeback
yeniden ortaya çıkma
reappearance
ortaya çıkma
Favorites