kısmet

listen to the pronunciation of kısmet
Turkish - Turkish
Şimdiden belli değil, ya olur ya olmaz anlamında
Sadun Boro'nun karısı Odo ve kızı Doniz'le dünya turuna çıktığı teknenin adı
Tanrı'nın her kişiye uygun gördüğü yaşama durumu, nasip
Evlenme talihi
Tanrı'nın her kişiye uygun gördüğü yaşama durumu, nasip: "Kısmet ise gelir Hint'ten Yemen'den, kısmet değilse ne gelir elden?"- Atasözü
Olayların kötü sonuçlarını tevekkülle karşılama durumu
Olayların kötü sonuçlarını tevekkülle karşılama durumu. "Şimdiden belli değil, ya olur ya olmaz" anlamında bir seslenme sözü
Evlenme talihi: "Aslında kendi de şimdiye kadar bütün kısmetleri tepti."- H. E. Adıvar
Talih, kader, şans
KISMET
(Osmanlı Dönemi) Fık: Hisse-i şâyiayı, yani, taksim olunmamış maldaki hisseleri sahiplerine tahsis etmektir
KISMET
(Osmanlı Dönemi) Bölmek ve ayırmak. Bahşetmek. Taksim etmek
kısmet ağacı
Bütün sıcak ülkelerde sık rastlanan tırmanıcı ve iri gövdeli ağaç (Clerodendron)
kısmet kapısı
Gelir sağlayan yer
kısmet kapısı
Evlenip gittiği yer
kısmet olmak
Talih yardım etmek
kısmet
Favorites