gezici

listen to the pronunciation of gezici
Turkish - English
mobile
traveling

Tom was a traveling salesman. - Tom bir gezici satış temsilcisiydi.

travelling
(Bilgisayar) roaming
circulating
traveller
selfishness
ambulate
floating
mobile; traveling
travelling [Brit.]
roving
touring
ambulatory
itinerant (peddler)
itinerant
itinerant; mobile, travelling, touring
ambulant
commuter
peripatetic
stroller
migratory
travelled
gezici satış temsilcisi
traveling salesman
gezici satış temsilcisi
commercial traveller
gezici apse
wandering abscess
gezici bant konveyor
mobile belt conveyor
gezici bir şekilde
itinerantly
gezici birlik
roving force
gezici dava vekili
circuit
gezici denetçi
(Ticaret) field auditor
gezici esnaf
peddler(s)
gezici hakim
circuit
gezici hastane
ambulance
gezici hizmetler
(Telekom) mobile services
gezici kitapçı
colporteur
gezici kitapçılık
colportage
gezici klinik
clinicar
gezici kütüphane
bookmobile, mobile library, traveling library
gezici kütüphane
bookmobile
gezici kütüphane aracı
bookmobile
gezici kütüphaneler
traveling libraries
gezici müfettiş
(Ticaret) travelling auditor
gezici otlatma
(Çiftçilik) nomadic grazing
gezici profil
(Bilgisayar) roaming profile
gezici radar sistemi
(Askeri) mobile radar system
gezici rençber
hobo
gezici rıhtım
(Askeri) tramper port
gezici satıcı
(Ticaret) itinerant merchant
gezici sergi
flying exhibition
gezici sergi
touring exhibition
gezici sirk veya fuar
carnival
gezici standart
travelling standard
gezici top
(Askeri) roving gun
gezici topluluk
(Tiyatro) travelling company
gezici topçu
(Askeri) roving artillery
gezici vaiz
evangelist

Many of Tom's friends think he'll likely become an evangelist. - Tom'un arkadaşlarının çoğu onun muhtemelen bir gezici vaiz olacağını düşünüyor.

gezici vinç
travelling crane
gezici yük
moving load
satış temsilcisi (gezici)
traveler
gezici
Favorites