diğeri

listen to the pronunciation of diğeri
Turkish - English
other one

She has two cats. One is white and the other one is black. - Onun iki kedisi var. Biri beyaz ve diğeri siyah.

Don't give me that book. Give me the other one. - O kitabı bana verme. Bana diğerini ver.

other

One hand washes the other. - Bir el diğerini yıkar.

George has two cousins; one lives in Germany and the other in Switzerland. - George'un iki kuzeni var; biri Almanya'da ve diğeri İsviçre'de yaşıyor.

another

It is one thing to promise, and another to perform. - Söz vermek bir şeydir, ve diğeri yerine getirmektir.

Each house is near another. - Her ev diğerine yakındır.

the other one
diğer
other

All the other languages are easier than Uighur. - Diğer tüm diller Uygurca'dan daha kolaydır.

80% of all English words come from other languages. - Tüm İngilizce sözcüklerin %80'i diğer dillerden gelmiştir.

diğer
another

He lit another cigarette, but immediately put it out. - Diğer sigarayı yaktı fakat onu derhal söndürdü.

Each house is within shouting distance of another. - Her ev diğerine bağırma mesafesindedir.

diğer
other; different; another
diğer
forth
diğer
{s} different

Jimmy's pictures were different from other people's. - Jimmy'nin resimleri diğer insanlarınkinden farklıydılar.

He was always different from other children. - O diğer çocuklardan her zaman farklıydı.

diğer
(Bilgisayar) others

Some are good at English, and others are good at mathematics. - Bazıları İngilizcede iyiler,ve diğerleri matematikte iyiler.

Some months have thirty days, others thirty one. - Bazı aylar otuz çeker, diğerleri otuz bir.

diğer
(Bilgisayar) alternate
diğer
(Bilgisayar) miscellaneous
diğer
(Bilgisayar) special

Three other people were singled out for special praise. - Diğer üç kişi özel övgü için seçildi.

diğer
(Bilgisayar) more

Blondes earn 7% more than women with any other hair color. - Sarışınlar diğer saç rengine sahip kadınlardan % 7 daha fazla kazanırlar.

Why have the apes evolved more than other animals? - Maymunlar niçin diğer hayvanlardan daha çok evrim geçirdi?

diğer
(Bilgisayar) accent

The other kids at school made fun of him because of his strange accent. - Garip aksanı yüzünden okuldaki diğer çocuklar onunla dalga geçti.

diğer
second

My youngest brother has two children from his first marriage, and another child from his second. - En küçük erkek kardeşimin ilk evliliğinden iki çocuğu var, ve diğer çocuk ikinci evliliğinden.

I lost a glove. Now what should I do with the second one? - Eldivenin tekini kaybettim. Şimdi diğer tekiyle ne yapmam gerekiyor?

diğer
hetero-
diğer
alternative

I can't believe that you aren't at least willing to consider the possibility of other alternatives. - Diğer alternatiflerin ihtimalini düşünmek için zerre kadar istekli olmadığına inanamıyorum.

Did you consider other alternatives? - Diğer alternatifleri dikkate aldın mı?

diğer
farther
Diğer
alternate, alternative
bir tarafı içbükey diğeri dışbükey mercek
meniscus
bir yüzü düz diğeri dışbükey olan
plano convex
bir yüzü düz diğeri içbükey olan
plano concave
diğer
altered
diğer
other, the other