a cleaving, splitting, or breaking up into parts

listen to the pronunciation of a cleaving, splitting, or breaking up into parts
English - Turkish

Definition of a cleaving, splitting, or breaking up into parts in English Turkish dictionary

fission
fizyon/bölünme
fission
(Askeri) ATOM PARÇALANMASI, FİSYON: Nötron bombardımanı ile atom çekirdeklerinin parçalanması. Bu işlem neticesinde, uranyum ve plütonyum gibi ağır metaller parçalanarak büyük miktarda enerji meydana getirir
fission
(Fizik) yarılım
fission
(Biyokimya) kopma
fission
(Askeri,İnşaat) atom parçalanması
fission
yarılma
fission
atom çekirdeğinin parçalanması
fission
atom bölünmesi
fission
{i} bölünme
fission
(Tıp) Ortadan bölünme, ana hücrenin iki yeni hücre meydana getirmek üzere ortadan bölünmesi, bu şekilde kendisini gösteren eşeysiz üreme. (Protozoon'da görüldüğü gibi)
fission
uranyum gibi bir elemanın daha basit ve sabit parçalara ayrılıp dağılması
fission
(Nükleer Bilimler) çekirdek bölünmesı,bölünme(fisyon),çekirdek fisyon,nükleer bölünme, fisyon
fission
(Tıp) Bir elementin atom çekirdeğinin daha ufak zerrelere ayrılması
fission
{i} fizyon

Nükleer enerji santralleri, ısı üretmek için uranyum fizyonuna dayanır. - Nuclear power plants rely upon the fission of uranium to generate heat.

fission
ortasından bölünerek üreme
fission
i., fiz. bölünüm, yarılım
fission
ortadan ikiye ayrılma
English - English
fission
a cleaving, splitting, or breaking up into parts
Favorites