yavuz

listen to the pronunciation of yavuz
Türkisch - Englisch
amazingly clever and capable
(isim) Stern, tough
stern, ferocious, grim, cruel; resolute, inflexible
gutsy, tough
stern; tough
resolute
cruel
inflexible
ferocious
stern
yavuz sultan selim
Selim
yavuz hırsız ev sahibini bastırır
(Atasözü) A clever, brazen scoundrel can make others believe that he is completely innocent and that the person he has wronged is guilty
Yumuşak huylu atın çiftesi pek yavuz olur
(Atasözü) Still waters run deep
Türkisch - Türkisch
Kötü, fena: "Yavaş atın tekmesi yavuz olur."- Atasözü
Güçlü, çetin. İyi, gürbüz, güzel: "Çok cevherli öküzmüş, bol yedir de hele bak, ne yavuz mal olur."- R. H. Karay
(Osmanlı Dönemi) Pek sert
(Osmanlı Dönemi) A'lâ, fevkalâde
(Osmanlı Dönemi) şiddetli yanan
Kötü, fena
İyi, gürbüz, güzel
Güçlü, çetin
çamaşır kurutma makinası
YAVUZ SULTAN SELİM
(Osmanlı Dönemi) (Hi: 875-926) Osmanlı Padişahlarından dokuzuncusudur. Sultan Süleyman Han'ın babası, 2. Bayezid Han'ın oğludur.Azim ve sebat örneği olan ve memleket mes'elelerinde en küçük kusurları bile afvedemiyen Yavuz Selim, Çaldıran seferine çıkmıştı. Uzun müddet seferde olan askerleri bir gün padişahın çadırına kurşun atacak kadar işi ileri götürdüler. Yavuz Selim hemen çadırından dışarı fırladı; atına atladığı gibi toplu bir halde duran Yeniçerilerin arasına atını sürdü, öfkeli nazarlarla sert sert baktıktan sonra
yavuz
Favoriten