uslanmak

listen to the pronunciation of uslanmak
Türkisch - Englisch
settle down
to become well-behaved
to become well-behaved; to come to one's senses
sober
come to heel
come to one's senses
sober down
uslanma
to tame
uslanma
(Pisikoloji, Ruhbilim) aging out
Türkisch - Türkisch
Herhangi bir olaydan ders almak, aklı başına gelmek
Yadırganan, ayıplanan davranışlardan vazgeçmek, davranışlarına düzen vermek
Yadırganan, ayıplanan davranışlardan vazgeçmek, davranışlarına düzen vermek: "Deli eniştemiz bir hayli yaşlanmıştı, fakat hiç uslanmış değildi."- A. Ş. Hisar
akıllanmak
uslanma
Uslanmak durumu
uslanmak
Favoriten