sukut

listen to the pronunciation of sukut
Türkisch - Englisch
(Kanun) forclosure
crash
(Kanun) abatement
laps
comedown
descent
sukut etmek
fall
sukut etmek
to fall
sukut sebepleri law causes
for discharge, termination, or forfeiture
Türkisch - Türkisch
Düşme: "Bu davanın sukutunu talep ederim."- S. F. Abasıyanık
(Osmanlı Dönemi) Mahvolma
(Osmanlı Dönemi) Ahlâk bakımından alçalma
(Osmanlı Dönemi) Büyük bir vazifeden ayrılma
(Osmanlı Dönemi) Değerini kaybetme. Bozulma
(Osmanlı Dönemi) Devrilme
(Osmanlı Dönemi) Düşme. Yukardan aşağıya birden iniverme
(Osmanlı Dönemi) Çocuğun eksik veya ölü olarak doğması
(Osmanlı Dönemi) Sarkma
(Hukuk) Düşme, düşüş
Düşme
Düşme: "Bu davanın sukutunu talep ederim."- S. F. Abasıyanık
(Osmanlı Dönemi) değerden düşme, düşüş, alçalış
sukut etmek
Düşmek
sukut
Favoriten