schleudern

listen to the pronunciation of schleudern
Deutsch - Türkisch
atmak, fırlatmak; çamaşır makinesiyle kurutmak; patinaj yapmak
{'şloydırn} fırlatmak, atmak, savurmak, üstünkörü çalışmak; (arka tekerlekler) kaymak
çamaşır makinesiyle kurutmak
Englisch - Türkisch

Definition von schleudern im Englisch Türkisch wörterbuch

breakaway
(Askeri) AYRILIŞ, UZAKLAŞMAK (HV) KOPMA: 1. Şok cephesinin, nükleer bir silahın patlamasından oluşan, genişleyen ateştopunun dış tarafından uzaklaştığı durumun başlangıcı. 2. Taarruzun tamamlanmasından sonra, belirtildiği şekilde verilen istikamete dönme
breakaway
kopma
breakaway
kaçma
breakaway
kaçak
breakaway
kaçan/kopan/ayrılan kimse
breakaway
kaçış
breakaway
firar
centrifugation
santrifüj
breakaway
ayrılma
centrifugation
santrifüjleme
breakaway
çürük/kopan/kaçak
breakaway
{i} çekilme
breakaway
çürük/ayrı/kaçak
centrifugation
(Tıp) İçinde sıvı bulunan tübün yüksek sür'atle döndürülerek ihtiva ettiği taneciklerin, merkezkaç kuvvetin etkisiyle dibe çöktürülmesi, santrifüj ayırma