nachspeise

listen to the pronunciation of nachspeise
Deutsch - Türkisch
(Aşçı, Gastronomi) yemek sonrası yenilen tatlı ; tatlı
n {'na: hşpayzı} e üstlük, tatlı, meyve
Englisch - Türkisch

Definition von nachspeise im Englisch Türkisch wörterbuch

dessert
{i} tatlı

Tatlı olarak bir satsuma al. - Have a satsuma for dessert.

Yemeğini bitirinceye kadar tatlı alamazsın. - You can't have dessert until you finish your meal.

dessert
{i} (yemeğin sonunda yenen) tatlı, yemiş, soğukluk
dessert
yemiş soğukluk
dessert
yemeğin sonunda yenen tatlı
dessert
dessert spoon tatlı kaşığı
dessert
soğukluk
dessert
(Gıda) meyva
dessert
(yemeğin sonunda yenen) tatlı
afters
{i} yemek sonrası yenilen şey
afters
{i} tatlı
dessert
{i} meyve

Tatlı olarak hangi meyveyi yemek istersiniz? - What fruit would you like to have for dessert?

Tatlı için, Marie çikolatalı pasta ve bir meyve salatasını yapmıştı. - For dessert, Marie had made her chocolate cake and a fruit salad.

pud
i., İng., k.dili. (yemeğin sonunda yenilen) tatlı
pud
{i} puding

Puding yemeye karşı koyamıyorum. - I cannot resist eating pudding.

Tom'un gerçekten yemek istediği çikolatalı pudingti. - What Tom really wanted to eat was chocolate pudding.

pud
{i} el (çocuk)
pud
{i} önayak
pudding
{i} İng. (yemeğin sonunda yenilen) tatlı
pudding
The proof of the pudding is in the eating