-e sahip olmak

listen to the pronunciation of -e sahip olmak
Türkisch - Englisch

Definition von -e sahip olmak im Türkisch Englisch wörterbuch

-e sahip olmak
gain
-e sahip olmak
have got
-e sahip olmak
gotta
-e sahip olmak
take
-e sahip olmak
be possessed of
sahip olmak
have

It is necessary to have a license to drive a car. - Bir araba sürmek için bir ehliyete sahip olmak gereklidir.

With Windows, you have to have extensions or it won't read your files. - Windows ile eklentilere sahip olmak zorundasın,yoksa o dosyalarını okumaz.

sahip olmak
possess

Someday, I would like to possess a sailboat. - Günün birinde, bir yelkenliye sahip olmak istiyorum.

Happiness isn't merely having many possessions. - Mutluluk sadece birçok mala sahip olmak değildir.

sahip olmak
own

They decided to adopt a child rather than having one of their own. - Kendi çocuklarından birine sahip olmak yerine bir çocuk evlat edinmeye karar verdiler.

I've always wanted to own a sports car. - Ben her zaman bir spor arabaya sahip olmak istedim.

hakkına sahip olmak
be entitled to
sahip olmak
(Hukuk) enjoy
en son teknolojiye sahip olmak
be up to date
sahip olmak
has

Layla has always wanted to have her own business. - Leyla her zaman kendi işini sahip olmak istedi.

Tom has to have everything his own way. - Tom her şeye kendi yoluyla sahip olmak zorunda.

sahip olmak
have (got)
sahip olmak
lay one's hands on
sahip olmak
be in possession of
sahip olmak
have got
sahip olmak
get possession of
sahip olmak
come by
sahip olmak
have possession of
sahip olmak
get one's hands on
sahip olmak istemek
aspire
sahip olmak isteyen
possessive
ciddi sonuçlara sahip olmak
have serious consequences
derin bilgiye sahip olmak
have a wide acquaintance with
gerekli niteliklere sahip olmak
be qualified to
gerekli niteliklere sahip olmak
habilitate
geçiş hakkına sahip olmak
to have the right of way
role sahip olmak
have a role
sahip olmak
to have (got), to own, to possess, to hold, to enjoy
sahip olmak
1. to become the owner of, acquire. 2. to get (someone, something) under control, do something about (someone, something that's misbehaving). 3. (Konuşma Dili) to have sexual intercourse with, lay (a virgin)
sahip olmak
possess oneself of
sahip olmak
have, has
sahip olmak
be possessed of
tercih hakkına sahip olmak
have preference
veto hakkına sahip olmak
(Hukuk) to possess a right of veto
yeniden sahip olmak
repossess
Türkisch - Türkisch

Definition von -e sahip olmak im Türkisch Türkisch wörterbuch

sahip olmak
Mülkiyetinde olmak, elinde bulundurmak
-e sahip olmak
Favoriten