bemoan

listen to the pronunciation of bemoan
İngilizce - Türkçe
sızlanmak
üzülmek
kederlenmek
kederlen
{f} şikâyet etmek
{f} (bir şeyden) ağlayıp sızlayarak şikâyet etmek, inleyerek yakınmak; üzüntüsünü belirtmek
{f} yakınmak
inleyerek yakınmak
üzüntüsünü belirtmek
dolayı çok üzgün ol
birşeyden ağlayıp sızlayarak şikayet etmek
yakın

Okulda İngilizce öğrenmek zorunda kaldığımda zaman zaman tüm düzensizlik ve garip kurallardan yakınırdım. - When I had to learn English in school, at times I would bemoan all the irregularities and strange rules.

hayıflanmak
hayıflanmak
yanıp yakılmak
İngilizce - İngilizce
to complain about; to dismay or worry about something

He bemoaned the drought but went on watering his lawn.

to lament
{v} to make a moan, lament, bewail
regret strongly; "I deplore this hostile action"; "we lamented the loss of benefits"
{f} lament, grieve, sorrow over
If you bemoan something, you express sorrow or dissatisfaction about it. Universities and other research establishments bemoan their lack of funds. = lament. to complain or say that you are disappointed about something
To express deep grief for by moaning; to express sorrow for; to lament; to bewail; to pity or sympathize with
bemoaned
past of bemoan
bemoaning
present participle of bemoan
bemoans
third-person singular of bemoan
bemoan