bâhi̇s

listen to the pronunciation of bâhi̇s
Türkçe - İngilizce

bâhi̇s teriminin Türkçe İngilizce sözlükte anlamı

bahis
bet

Didn't you win the bet? - Bahisi kazanmadın mı?

He made a bet with her. - O, onunla bahis tutuştu.

bahis
(Havacılık) flutter
bahis
parlay
bahis
topic
bahis
chapter
bahis
inquiry
bahis
subject
bahis
subject, topic
bahis
bet, wager
bahis
wager; discussion
bahis
subject, topic; bet, wager
bahis açmak
bring up
bahis defteri tutan
bookie
bahis defteri tutan
bookmaker
bahis konusu
(Kanun) in question
bahis oranı
(Pisikoloji, Ruhbilim) odds
bahis sitesi
(Bahis) betting site
bahis toplayıcısı
commissioner
bahis tutuşmak
make a bet
bahis almak
(Bahis) take bets
bahis almak
(Bahis) take wagers
bahis açmak
to bring up (a subject)
bahis def’i
(Kanun) gambling plea
bahis gişesi
betting window
bahis gişesi nerede
Where is the betting window
bahis konusu
subject of discussion
bahis konusu mesele
matter for discussion
bahis konusu olmak
be under discussion
bahis koymak
(Bahis) put bets
bahis koymak
(Bahis) put wagers
bahis oynamak
have a bet
bahis oynamak
place a bet
bahis oynamak
put a bet
bahis oynamak
put up
bahis oynanan yer
ring
bahis oynatan kimse
odds-maker
bahis oynatmak
(Bahis) accommodate wagers
bahis paralarını ödemeden kaçmak
welch
bahis parası
bet
bahis parasını tutan kimse
stakeholder
bahis tutmak
(Ticaret) day's wage
bahis tutmak/ tutuşmak
to bet (with), wager (with)
bahis tutuşmak
to make a bet, to wager
bahis vergisi
(Bahis) betting tax
bahis yapan kimse
punter
bahis yapmak
play
bahis yapmak
stake
bahis yapmak
(Bahis) make wagers
bahis yapmak
bet

Do you want to make a bet? - Bahis yapmak istiyor musunuz?

bahis yapmak
(Bahis) make bets
bahis yapmak
place one's bet
bahis yatırmak ister misiniz
Do you want to place a bet
bahis
{i} gage
bahis
{i} betting

I've never been a betting man. - Ben hiç bahis adamı olmadım.

Betting on human stupidity is always a good bet. - İnsan aptallığı üzerine bahse girme her zaman iyi bir bahistir.

bahis
{i} wager
bahis
the bet
mevzu-u bahis
The topic of conversation; the subject under discussion; the issue
bahis
questlon
bahis
{i} discussion
bahis
place bet
bahis
sweepstake
bahisler
place your bets
bir sonraki yarışta kaç tane bahis yatırılabilir
How many bets can one make on the next race
en az ne kadar bahis yatırabilirim
What is the minimum bet I can place
favoriye hangi bahis var
What are the odds on the favorite
ikili bahis
double
mevzu bahis olmak
be of concern
müşterek bahis
sweepstakes
müşterek bahis
tote betting
müşterek bahis
tote-betting, parimutuel
müşterek bahis
sweepstake
müşterek bahis meraklısı
punter
müşterek bahis pari-mutuel
(a form of betting)
müşterek bahis yeri
betting office
müşterek bahis yeri
betting shop
son bahis
(yarış) starting price
Türkçe - Türkçe
(Osmanlı Dönemi) Anlatan. Bahseden. Araştıran. Araştırıcı
(Osmanlı Dönemi) Bir şeye dâir bilgileri içine alan. Bir mes'eleye dair beyanatı ihtiva eden
bahis
Bir kitabın bölümlerinden her biri
bahis
Görüşünde veya iddiasında haklı çıkacak tarafa bir şey verilmesini kabul eden sözlü anlaşma
bahis
Söz: "Bu bahsi açmaya hiçbirinin cesareti yoktu."- F. R. Atay
bahis
Konuşulan şey, konu: "Bu bahisleri bırakalım artık."- P. Safa
bahis
Konuşulan şey, konu
bahis
Söz
bahis
(Osmanlı Dönemi) konu
bahis konusu
Söz konusu
müşterek bahis
At yarışlarında, en az iki koşuda yarışan hayvanlardan birinin kazanmasına bağlanan talih oyunu
üçlü bahis
At yarışlarında aynı koşuda ilk üçü tahmin etmeye yönelik müşterek bahis oyunu