yeltenmek

listen to the pronunciation of yeltenmek
التركية - الإنجليزية
presume
try
strive
to try, to attempt, to strive, to dare
attempt
to try to (do something that is beyond one) (used disparagingly)
adventure
yeltenme
{i} attempt
yelten
tend
التركية - التركية
(Osmanlı Dönemi) t. Bir şeye başlamağa niyet etmek. Teşebbüse kalkışmak. Özenmek. Taklide çalışmak
Yapamayacağı bir işe girişmek, özenmek, heves etmek, meyletmek
Yapamayacağı bir işe girişmek, özenmek, heves etmek, meyletmek: "Bu cehaletinizi bilmeden muharrirliğe yelteniyorsunuz."- H. R. Gürpınar
yeltenme
Yeltenmek işi veya durumu
yeltenmek
المفضلات