to distinguish or differentiate

listen to the pronunciation of to distinguish or differentiate
الإنجليزية - التركية

تعريف to distinguish or differentiate في الإنجليزية التركية القاموس.

difference
{i} fark

Fark bu: o senden daha çok çalışıyor. - The difference is this: he works harder than you.

Facebook ve Twitter arasındaki fark, Twitter'ın bir mikroblog servisi olmasıdır. - Difference between Facebook and Twitter is, Twitter is a microblogging service.

difference
{i} ayrım

Geçmiş, şimdi ve gelecek arasındaki ayrım sadece çok yaygın yanılsamadan başka bir şey değildir. - Difference between the past, present, and future is nothing but an extremely widespread illusion.

difference
(Biyoloji) farklılık

Teoride, teori ve uygulama arasında farklılık yok. Ama uygulamada var. - In theory, there is no difference between theory and practice. But, in practice, there is.

Yazar Hollandalı ve Amerikalı öğrencilerle çalışırken hangi kültürel farklılıkları buldu? - What cultural differences did the author find in working with Dutch and American students?

difference
{i} benzememe
difference
mübayenet
difference
(Tıp) diferans
difference
uyuşmak
difference
anlaşmazlık
difference
tefavüt
difference
uyuşmazlık
difference
{i} fikir ayrılığı
difference
{i} ayrılık, fark
difference
{i} olağandışılık
difference
{i} ihtilaf
difference
ayırıcı özellik
الإنجليزية - الإنجليزية
difference
to distinguish or differentiate

    الواصلة

    to dis·tin·guish or dif·fer·en·ti·ate

    التركية النطق

    tı dîstînggwîş ır dîfırenşieyt

    النطق

    /tə dəˈstəɴɢgwəsʜ ər ˌdəfərˈensʜēˌāt/ /tə dɪˈstɪŋɡwɪʃ ɜr ˌdɪfɜrˈɛnʃiːˌeɪt/
المفضلات