hırdavat

listen to the pronunciation of hırdavat
التركية - الإنجليزية
ironmongery
hardware, ironmongery; junk, scraps, trash
worn-out things, junk
petty wares
small items of hardware
scraps
small, used hardware items
hardware

The hardware store is still where it used to be. - Hırdavat dükkanı hâlâ eskiden olduğu yerde.

I am buying a ladder in the hardware store. - Hırdavatçıda bir merdiven satın alıyorum.

smallwares
trash
التركية - التركية
Kilit, reze, tel, çivi gibi metal eşya. Önemsiz, ufak tefek eşya, gereksiz eşya: "Tezgâhın ardındaki raflarda defter, kâğıt, kalem, silgi ve bir sürü hırdavat."- O. Rifat
Önemsiz, ufak tefek eşya, gereksiz eşya
Kilit, reze, tel, çivi gibi metal eşya
HIRDAVAT
(Osmanlı Dönemi) Ehemmiyetsiz şeyler, öteberi
HIRDAVAT
(Osmanlı Dönemi) Demirden mâmul eski âlet. Bak: Hurdevat
hırdavat
المفضلات