ezici

listen to the pronunciation of ezici
التركية - الإنجليزية
التركية - التركية
Üstün, yok eden, ağır basan
Yıpratıcı, bunaltıcı, sıkıntılı: "Hep ağır, ezici, sıkıntılı şeyler düşündükleri belliydi."- S. F. Abasıyanık
Yıpratıcı, bunaltıcı, sıkıntılı
Ezme işini yapan kimse veya şey. Üstün, yok eden, ağır basan
Ezme işini yapan
kahir
ezici
المفضلات