extend over, cover a part of; have something in common

listen to the pronunciation of extend over, cover a part of; have something in common
الإنجليزية - التركية

تعريف extend over, cover a part of; have something in common في الإنجليزية التركية القاموس.

overlap
{i} örtüşme
overlap
çakışmak çakışmak /
overlap
üst üste binmek
overlap
(Tıp) üst üste çakışma
overlap
taşma
overlap
{f} örtüş

Onların iki gölgesi örtüşüyor. - Their two shadows overlap.

overlap
kısmen kaplamak
overlap
üstüste binmek
overlap
Üst üste bindirmek; üst üste binmek, binişmek
overlap
Üst üste bindirme; üst üste binme, kaplama, üst üste gelme
overlap
BİNDİRME: Fotoğrafçılıkta, genellikle yüzde olarak ifade edilen ve bir fotoğrafta görülen bir alanın diğer bir fotoğrafta da temsil edilen kısmı. Bir uçuş hattı üzerinde birbirini takip eden fotoğraflar arasındaki bindirmeye "uzunlamasına bindirme" denir. Birbirine komşu ve paralel uçuş hatlarında çekilen fotoğraflar arasındaki bindirmeye de "yanlamasına bindirme"denir. Bir gözetleme hattı üzerindeki birbirini takip eden çizgilerin bindirmesine de "çizgi bindirmesi" denir
overlap
{f} çakışmak
overlap
{f} üstünü örtmek
overlap
{i} kaplama
overlap
{f} üst üste gelmek
overlap
(isim) aşma, kaplama, üst üste gelme
overlap
{f} aşmak
overlap
üst üste getirmek veya gelmek aşırmak
overlap
{i} üst üste gelme
overlap
{f} üstüne bin
الإنجليزية - الإنجليزية
{f} overlap
extend over, cover a part of; have something in common
المفضلات