an instance of propelling oneself into the air

listen to the pronunciation of an instance of propelling oneself into the air
İngilizce - Türkçe

an instance of propelling oneself into the air teriminin İngilizce Türkçe sözlükte anlamı

jump
{f} sıçramak
jump
{i} fırlama

Gürültü benim geriye fırlamama neden oldu. - The noise caused me to jump back.

jump
{i} artış
jump
{i} sıçrama

Tom bir sıçrama ile suya atladı. - Tom jumped into the water with a splash.

O bir sıçrama ile suya atladı. - He jumped into the water with a splash.

jump
seyyar kablo
jump
sıçrayış
jump
yerinden sıçramak
jump
yuvasından çıkarmak
jump
{f} atlamak, sıçramak, zıplamak; sıçratmak, zıplatmak, fırlatmak, atlatmak
jump
{f} hoplamak
jump
(Tekstil) atlama, sıçrama, sekme
jump
{i} atlama, sıçrama
jump
(isim) atlama, sıçrama, zıplama, hoplama, fırlama, artış, geri tepme, boşalma sayısı
jump
{f} eğlenceli olmak
jump
{f} sevişmek
jump
{i} boşalma sayısı
jump
içine atlamak
jump
{f} ürkmek
jump
{i} geri tepme
jump
geçivermek jump a claim zorla sahip çıkmak jump a hors
İngilizce - İngilizce
jump
an instance of propelling oneself into the air

    Heceleme

    an in·stance of pro·pel·ling one·self in·to the A·ir

    Türkçe nasıl söylenir

    ın înstıns ıv prıpelîng wʌnself întı dhi er

    Telaffuz

    /ən ˈənstəns əv prəˈpeləɴɢ ˌwənˈself əntə ᴛʜē ˈer/ /ən ˈɪnstəns əv prəˈpɛlɪŋ ˌwʌnˈsɛlf ɪntə ðiː ˈɛr/