başa çıkmak

listen to the pronunciation of başa çıkmak
Türkçe - İngilizce
cope

He didn't have enough experience to cope with the problem. - Onun sorunla başa çıkmak için yeterli deneyimi yoktu.

handle

You'll have to handle it. - Onunla başa çıkmak zorunda kalacaksın.

It's hard to handle crying babies. - Ağlayan bebeklerle başa çıkmak zordur.

help
get over
overcome
Get over, handle, overcome, cope, help
(Hukuk) cope with

He didn't have enough experience to cope with the problem. - Onun sorunla başa çıkmak için yeterli deneyimi yoktu.

to cope with

He didn't have enough experience to cope with the problem. - Onun sorunla başa çıkmak için yeterli deneyimi yoktu.

(deyim) get a handle on
keep up with something
cope up with
do
master
withstand
deal

Is it easy to deal with? - Başa çıkmak kolay mı?

Something must be done immediately to deal with this problem. - Bu sorunla başa çıkmak için derhal bir şey yapılmalı.

başa çıkmak