çalışma

listen to the pronunciation of çalışma
Turkish - English

Definition of çalışma in Turkish English dictionary

  1. practice In most sports the team that practice hardest usually brings home the bacon. - Çoğu sporlarda en sıkı çalışma yapan takım genellikle eve ekmek parasını getirir.
  2. exercise
  3. work, working, labour, labor; running, working, operation; study; training
  4. working isim The working group on data transfer, led by Ben Manny, will hold a meeting on Jan 14, 1999. - Ben Manny tarafından yönetilen, veri transferi üzerine çalışan çalışma grubu, 14 Ocak 1999'da bir toplantı yapacak.
  5. priming
  6. workout
  7. movement
  8. execution Bilgisayar
  9. effort Askeri Study takes a lot of energy, but it is worth the effort. - Çalışma çok fazla enerji alır fakat bu çabaya değer.
  10. start
  11. operational test
  12. employment Everyone has the right to work, to free choice of employment, to just and favourable conditions of work and to protection against unemployment. - Her şahsın çalışmaya, işini serbestçe seçmeye, adil ve elverişli çalışma şartlarına ve işsizlikten korunmaya hakkı vardır.
  13. job
  14. mission
  15. slaving
  16. human activity
  17. motion
  18. field
  19. Labour
  20. studying isim The painter went to Paris with the object of studying painting. - Ressam, resim çalışma amacıyla Paris'e gitti.
  21. training
  22. operation
  23. in working
  24. gear
  25. action
  26. labour [Brit.]
  27. job of work
  28. praxis
  29. running
  30. work, working
  31. study, studying. Ç
  32. labour, work Hukuk
  33. workings
  34. starting
  35. reading
  36. Operating (machine translation).
  37. Related Terms
  38. study The author killed himself in his study. - Yazar çalışma odasında kendini öldürdü. : çalışmak
  39. work Work is preferable to idleness. - Çalışma avareliğe tercih edilir. : çalışmak
  40. operate : çalışmak
  41. serve fiil : çalışmak
  42. labor fiil Is this the Department of Labor? - Burası Çalışma Bakanlığı mı? : çalışmak
  43. endeavor fiil : çalışmak
  44. go : çalışmak
  45. function fiil : çalışmak
  46. endeavour isim : çalışmak
  47. struggle fiil : çalışmak
  48. tick : çalışmak
  49. come on : çalışmak
  50. go out of action deyim: çalışmak
  51. try : çalışmak
Turkish - Turkish

Definition of çalışma in Turkish Turkish dictionary

  1. Çalışmak işi, emek, sa'y
  2. Çalışmak işi, emek, say: "Kendilerine iyi bir çalışma fırsatı verdim."- Y. K. Karaosmanoğlu
  3. Bilimsel ve sanatsal amaçlı ürün
  4. İşe başlama saati
  5. Bünyesindeki suyun azalması veya çoğalması sonucu ağacın biçim ve boyutlarının değişmesi
  6. Bir yapı elemanının yük altında biçim değiştirmesi, az veya çok zorlanması
  7. Related Terms
  8. İş üzerinde bulunmak : çalışmak
  9. İşe yarar durumda olmak veya işlemekte bulunmak : çalışmak
  10. Bir şeyi yapmak için gereken çarelere başvurmak, o şeyi gerçekleştirmek için kendini zorlamak, çaba harcamak : çalışmak
  11. İşi veya görevi olmak : çalışmak
  12. Bir şeyi öğrenmek veya yapmak için emek vermek : çalışmak
  13. Makine veya aletler işe yarar durumda olmak veya işlemekte bulunmak : çalışmak
  14. Bir şeyi oluşturmak veya ortaya çıkarmak için emek harcamak. İşi veya görevi olmak, bulunmak: "Kışları onun mandırasında çalışıyor."- H. Taner : çalışmak
  15. Bir şeyi yapmak için gereken çarelere başvurmak, o şeyi gerçekleştirmek için kendini zorlamak, çaba harcamak: "Olduğundan fazla yaşlı görünmeye çalıştığını sezdim."- R. H. Karay : çalışmak
  16. Bir şeyi öğrenmek veya yapmak için emek vermek: "Dar ve sapa yollardan hızla yürümeğe çalışıyorduk."- A. H. Tanpınar : çalışmak
  17. Bir şeyi oluşturmak veya ortaya çıkarmak için emek harcamak : çalışmak
About çalışma

    Hyphenation

    ça·lış·ma

    Pronunciation

    Add to favorites

    Common Collocations

    çalışma yapmak

    Word of the day

    laird
Favorites