şeni̇

listen to the pronunciation of şeni̇
Türkçe - Türkçe
(Hukuk) Kötü, fena, alçak, utanılacak şey
şeni
Kötü, çirkin, tuhaf
şeni
(Osmanlı Dönemi) kötü, çok fenâ, çirkin, günahlı iş
şeni
Kötü, çirkin, alçakça, utanç verici
ŞENİ'
(Osmanlı Dönemi) (Şeni'a) Kötü, çok fena, çirkin, günahlı i
ŞEN
(Osmanlı Dönemi) Göze ve gönüle hoş görünen hal
ŞEN
(Osmanlı Dönemi) Sevinçli, ferahlı
ŞEN
(Osmanlı Dönemi) f. Naz, eda, cilve
ŞEN
(Osmanlı Dönemi) Bayındır, ma'mur
şen
Neşe veren, neşelendiren, eğlenceli: "Şen kahkahalar yükseliyorken evinizden / Bendim geçen ey sevgili sandalla denizden."- Y. K. Beyatlı
şen
Neşe veren, neşelendiren, eğlenceli
şen
Neşe belirtisi olan (şey)
şen
Sevinçli, neşeli
şen
Yaşamaktan mutlu olduğunu davranışlarıyla belli eden, sevinçli, neşeli
şen
Yaşamaktan mutlu olduğunu davranışlarıyla belli eden, sevinçli, neşeli: "Hayatta daima şen insanlarla beraber olun, gamlı insanların gamı size de bulaşır."- R. Enis
şeni̇