şamandıraları

listen to the pronunciation of şamandıraları
Türkçe - İngilizce
floats
the product is capable of floating in water In the case of EPIRBs, unit must be held upright to transmit
Pontoons, or flotation devices that enable an airplane (or helicopter) to land on water
The most downstage area Where battens of up light or pyros are sited in the modern theatre Called floats from times when a front stage trough was filled with water to create nautical effects Submitted by Matthew Abercrombie from Wheel
warp float: a length of warp yarn on the surface of a woven fabric which passes over two or more weft threads; weft float: a length of weft yarn on the surface of a woven fabric which passes over two or more warp threads
plural of float
Caused by an end or ends failing to weave into fabric in the manner in which they should
third-person singular of float
şamandıra
buoy
şamandıra
{i} float
şamandıra
float valve
şamandıra
water gage
şamandıra
can buoy
şamandıra
water gauge
şamandıra
make fast
şamandıra
whistle buoy
şamandıra
(Denizcilik) buoy, float
şamandıra
buoy, float, ballcock
şamandıra
float ball
şamandıra
moorings
şamandıra
makefast
şamandıra
pontoon
şamandıra
cork float (to which the wick of a primitive oil lamp is attached)
şamandıra
float (of the ball cock of a toilet), toilet float
şamandıra
ballcock
şamandıra
drogue
Türkçe - Türkçe

şamandıraları teriminin Türkçe Türkçe sözlükte anlamı

Şamandıra
yüzer top
şamandıra
Kandilde fitili tutmak için yağda yüzen telli mantar düzeni
şamandıra
Seyir işaretlerini taşımaya, bir geçidi bir tehlikeyi belirtmeye yarayan yüzer cisim
şamandıra
Kapama düzenini sağlayan, metal veya plastikten yapılmış, suda yüzen top
şamandıra
Denizde yol göstermeye, bir tehlikeyi veya geçiş yolunu haber vermeye yarayan yüzer cisim
şamandıra
Halkalarına tekne bağlamak için limanda demirlenmiş olan, içi boş, her yanı kapalı, çoğunlukla metalden yapılan fıçı vb
şamandıraları