Turkish - English

  1. suggest
  2. offer
  3. recommend
  4. propose
  5. commit
  6. submit fiil
  7. come up with
  8. to propose, to submit Hukuk
  9. (aday) slate
  10. to propose, to suggest, to counsel, to bring sth forward, to think of sth; to recommend
  11. bid fiil
  12. propound
  13. posit
  14. proffer fiil
  15. move
  16. counsel
  17. to propose, suggest
  18. held out
  19. hold forth
  20. put forward
  21. put
  22. hold out
  23. weave
  24. thesis isim (önerme)
  25. suggestion (önerme)
  26. propositional statement (Önerme)
  27. statement (önerme)
  28. vote (önerme)
  29. overture (önerme)
  30. questlon (önerme)

Turkish - Turkish

  1. Bir sorunu çözmek üzere bir şey öne sürmek, teklif etmek: "Birtakım pratik öğütler, temrinler önerir."- H. Taner
  2. Bir sorunu çözmek üzere bir şey öne sürmek, teklif etmek
  3. cümlecik (Önerme)
  4. kaziye (Önerme)
  5. Bir savı öne süren veya bir durumu dile getiren cümle; belli bir yorumda belli bir doğruluk değeri kazanan düzgün deyim, kaziye (önerme)
  6. Bir savı öne süren veya bir durumu dile getiren cümle, belli bir yorumda belli bir doğruluk değeri kazanan düzgün deyim, kaziye (önerme)
  7. Önermek işi (önerme)
  8. Kabul edilmesi için öne sürülen düşünce, teklif (önerme)

Add a comment

Favorites

About This Word