karisik

listen to the pronunciation of karisik
Турецкий язык - Английский Язык

Определение karisik в Турецкий язык Английский Язык словарь

karışık
mixed

Our feelings towards him are mixed. - Ona karşı duygularımız karışık.

She gave him mixed signals. - O, ona karışık sinyaller verdi.

karışık
complicated

The writing style is much less complicated in this article. - Yazı şekli bu makalede çok daha az karışık.

It's complicated, isn't it? - Bu karışık, değil mi?

karışık
complex

Things are always more complex than we think. - Olaylar hep düşündüğümüzden daha karışık.

karışık
adulterated
karışık
hybrid
karışık
blended
karışık
confused

The confused mind is the mind that, thinking something over, congeals in one place. - Karışık akıl, bir şeyi aşırı düşünen, bir yerde pıhtılaşan akıldır.

I'm desperate and confused. - Umutsuzum ve kafam karışık.

karışık
combined
karışık
chequered
karışık
hugger mugger
karışık
knotted
karışık
inexplicit
karışık
intricate
karışık
complicated; complex
karışık
knotty
karışık
disconcerted
karışık
deep
karışık
calico
karışık
disorganized
karışık
compound
karışık
mixed; complicated, complex, convoluted; indiscriminate; entangled; intricate; confused, confusing; untidy, disorderly; adulterated
karışık
disordered
karışık
inextricable
karışık
composite
karışık
assorted
karışık
adulterated, not pure
karışık
confused, disorganized, jumbled
karışık
disorderly
karışık
mixed; assorted, miscellaneous; heterogeneous; motley
karışık
(someone) who deals with the jinn
karışık
{s} kinky
karışık
{s} involved

I never wanted you to get involved in this mess. - Bu karışıklığa karışmamı asla istememiştim.

karışık
{s} promiscuous
karışık
nebulous
karışık
muddle
karışık
unsettled
karışık
muddled
karışık
cluttered
karışık
(Bilgisayar) blends
karışık
confusing

We tried to figure out the problem our professor had given us, but it seemed confusing. - Profesörün bize verdiği problemi çözmeye çalıştık fakat karışık görünüyordu.

karışık
dubious
karışık
untidy
karışık
circuitous
karışık
enigmatic
karışık
tumultuous
karışık
indiscriminate
karışık
crabbed
karışık
convoluted
karışık
impure
karışık
garbled
karışık
disconnected
karışık
unclear
karışık
intricacy
karışık
troublous
karışık
turbulent
karışık
ıntricate
karışık
perplexed
Karışık
(Tıp) furrow
karışık
unsized
karışık
out of square
karışık
bunt
karışık
neapolitan
karışık
convolute
karışık
screwy
karışık
{s} obscure
karışık
{s} mazy
karışık
{s} woolly
karışık
{s} turbid
karışık
halfandhalf
karışık
{s} medley
karışık
{s} involute
karışık
reticular
karışık
indecipherable
karışık
{s} wooly
karışık
disorder

Disorder prevails in the street. - Sokakta karışıklık hüküm sürüyor.

karışık
{s} motley
karışık
{s} muddy
karışık
{s} unclassified
karışık
{s} miscellaneous
karışık
huggermugger
karışık iş
jumble
karışık turşu çin
chowchow
karışık dilde söylenmiş manzume
mixed language spoken in the poem
karışık sözlü kimse
Nobody mixed oral
karışık yataklı iyon değiştirici
(Mühendislik) mixed bed ion exchanger; mixed bed exchanger
karışık bir halde
hugger mugger
karışık dokumak
inweave
karışık dokunmuş
inwrought
karışık durum
riptide
karışık durum
troubled waters
karışık durum
Mickey Mouse
karışık duygular
mixed feelings
karışık duygular besleyen
ambivalent
karışık hisler
mixed feelings
karışık iplik
blended yarn, mixed yarn
karışık ismi fail
(Konuşma Dili) complicated matter
karışık içerik
(Bilgisayar) mixed content
karışık iş
imbroglio
karışık iş
complicated matter
karışık işler
wheels within wheels
karışık konuşmak
to speak incoherently or contradictorily
karışık kristal
mixed crystal
karışık kumaş
blended fabric, union
karışık olarak
mazily
karışık olmayan
uncomplicated
karışık renkli alacalı
skewbald
karışık renkli alacalı at
skewbald
karışık renkli kumaş
heather mixture
karışık renkli yapmak
diaper
karışık saç
shock
karışık saç
tangled hair
karışık saç
thatch
karışık saç
mop
karışık ses
hubble-bubble
karışık taban
mixed radix
karışık turşu
(çin) chowchow
karışık turşu
piccalilli
karışık usare
mixed juice
karışık ve işletmeye özel sandviç
club sandwich
karışık yemek
mess
karışık çekmece
glory hole
karışık çiftler
mixed doubles
karışık şey
farrago
karışık şey
olio
karışık şey
hash
karışık şey
melange
karışık şey
muddle
karışık şey
complex
karışık şey
tangled thing
karışık şey
mess
karışık şey
hodge podge
karma karışık
chaotic
kafası karışık
confused
kafası karışık
woozy
kafası karışık
fey
kafası karışık olma
mental wooliness
kafası karışık olma
mental woolliness
karla karışık yağmur
sleet
zihni karışık
groggy
aklı karışık
confused
mezcolunmuş; karıştırılmış; karışık
mezcolunmuş, mixed, mixed
arapça ve farsça ile karışık hintçe
Hindustani
bilmece gibi karışık
enigmata
hakaretle karışık iltifat
backhanded compliment
hikâyenin karışık noktası
nodus
korkuyla karışık bir saygı duymak
stand in awe of
kuvvetlice karışık tip
(Askeri) strongly mixed-type
kısmen karışık tip
(Askeri) partially mixed-type
saygı ile karışık
reverential
saygıyla karışık korku
awe
uzakdoğuda konuşulan ıngilizce ile karışık dil
pidgin English
yarım kilo karışık çikolata rica ediyorum
I would like one pound of assorted chocolates
ıbranice ile karışık alman lehçesi
Yiddish
şakayla karışık laf çaktıran
pawky
Турецкий язык - Турецкий язык

Определение karisik в Турецкий язык Турецкий язык словарь

karışık
Aynı nitelikteki şeylerden oluşmuş
karışık
Saf olmayan
karışık
Anlaşılması güç olan, açık seçik olmayan: "Tuhaf şey! Hakikaten karışık bir kadın."- P. Safa
karışık
Anlaşılması güç olan, açık seçik olmayan
karışık
Halk inancına göre cin ve perilerle ilişkisi olan
karışık
Halk inancına göre cin ve perilerle ilişkisi olan. Çalkantı, kargaşa, gerginlik içinde olan: "Bana ne, bu bir yığın ne olduğunu anlamadığım, karışık dolambaçlı işten!"- N. Cumalı
karışık
Karışmış olan, düzensiz, dağınık, intizamsız
karışık
Çalkantı, kargaşa, gerginlik içinde olan
Karışık
karanlık
Karışık
mağşuş
Karışık
(Osmanlı Dönemi) ŞEMİT
Karışık
dolaşık
karisik
Избранное