hauptverhandlung

listen to the pronunciation of hauptverhandlung
Немецкий Язык - Турецкий язык
[die] duruşma
Английский Язык - Турецкий язык

Определение hauptverhandlung в Английский Язык Турецкий язык словарь

trial
duruşma

Yakalandı ve duruşma için tutuldu. - He was captured and held for trial.

Duruşma için ABD'ye götürüldü. - He was taken to the United States for trial.

trial
yargılama

Dün gece ipek ve ince kumaş hakkında ya da eşitlik ve adil yargılama hakkında bir rüya gördüm. - I dreamt a dream last night, about silk and fine cloth or about equality and fair trial.

Bu bir yargılama değil bir duruşmadır. - This is a hearing, not a trial.

trial
{i} deneme

Deneme beş gün sürdü. - The trial lasted five days.

Deneme yanılma yoluyla doğru cevabı buldu. - Through trial and error, he found the right answer by chance.

trial
{i} test

Tom'un testi ne zamandı? - When was Tom's trial?

trial
{i} dert
trial
imtihan kabilinden olan felaket veya keder
trial
(Ticaret) mahkemede duruşma
trial
{i} sınav
trial
başbelası
trial
{i} sınama
trial
{i} çile
trial
(Tıp) Deneme, tecrübe
trial
{i} örnek
trial
trial and error çeşitli yolları deneme
trial
denenme
trial
(isim) dava, deneme, prova, test, duruşma, yargılama, sınav, sınama, çile, dert, girişim, örnek
trial
duruşma, yargılama, muhakeme
trial
(sıfat) mahkeme, deneme, duruşma
Немецкий Язык - Английский Язык
actual trial
main hearing
trial
main negotiation
main-negotiation
vor der Hauptverhandlung
pretrial