to play music (especially improvisation as a group.)

listen to the pronunciation of to play music (especially improvisation as a group.)
Английский Язык - Турецкий язык

Определение to play music (especially improvisation as a group.) в Английский Язык Турецкий язык словарь

jam
sıkışıklık

Tom sıkışıklıktan çıkmama yardım etti. - Tom helped me out of a jam.

Elektrik prizinde sıkışıklık vardı. - There was jam in the electric outlet.

jam
tutukluk yapmak
to play music
müzik çalmak için
jam
reçel/açmaz/kalabalık
jam
bastırmak
jam
(isim) reçel, sıkışıklık, izdiham, tıkanıklık, kolay şey, basit şey, çocuk oyuncağı
jam
{i} reçel, marmelat
jam
{i} çocuk oyuncağı
jam
{f} kıstırmak
jam
jam boz/sıkış/sıkıştır
jam
{f} basmak
jam
{f} doğaçlama çalmak (caz)
jam
{i} kolay şey
jam
bozmak
jam
{f} sıkıştırmak
jam
{f} yayını bozmak
jam
bir araya sıkışm
jam
(Askeri) TUTUKLUK: Otomatik bir silahta, ateşleme mekanizması gibi bir tertibatın çalışmasına engel olan sıkışıklık veya tutukluk
jam
(Askeri) Tutukluk yapma (silah), karıştırma(k)
jam
sıkıştırılma
jam
çalışmaz veya işlemez hale gelmek sıkışma
to play music
çalgı çalmak
Английский Язык - Английский Язык
jam
To play music
(deyim) Bust out
to play music (especially improvisation as a group.)
Избранное