vorbedingung

listen to the pronunciation of vorbedingung
German - Turkish
en {'fo: rbıdingung} e ön koşul, ilk şart
English - Turkish

Definition of vorbedingung in English Turkish dictionary

premise
{i} öncül

O yanlış bir öncüldür. - It is a false premise.

Kitabın ana fikri yanlış bir öncüle dayanıyordu. - The main idea of the book relied on a false premise.

precondition
(Politika, Siyaset) önşart
premise
terim
premise
(isim) öncül
premise
kaziye
precondition
ön koşul

Bilinç varlığın ön koşuludur. - Consciousness is a precondition of being.

precondition
ön şart
premise
dayanak çekidi
premise
i., man. öncül; terim
precondition
{f} önceden hazırlamak
precondition
{f} katılmak
precondition
{f} yeralmak
precondition
{i} önkoşul
precondition
(isim) ön koşul
precondition
peşin şart
premise
(fiil) önceden açıklamak, önermenin nedeni olarak göstermek
premise
açıkla